• DOLAR
    $1.019,71
  • EURO
    $0,3264
  • ALTIN
    $18.959,47
  • BIST
    $51,4
Hakim Dr. Doğan GEDİK
Hakim Dr. Doğan  GEDİK
mail-adresigizlidir@adaletmedya.net
7406 Sayılı Yasa Değişikliği İle Getirilen “Soruşturma İzni”nin Doktor ve Diğer Sağlık Çalışanları Hakkındaki Derdest Soruşturma ve Kovuşturmalara Etkisi
  • 14 Haziran 2022 Salı
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -
  • Doktor Ve Diğer Sağlık Çalışanlarının Ceza Soruşturmalarında İzin Sistemi

27/05/2022 tarihli Resmi Gazete Yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı “   Türk Ceza Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanlarının mesleğin icrası kapsamında yaptıkları tıbbi işlem ve uygulamalardan kaynaklanan suçlar nedeniyle adli soruşturma yapılabilmesi için var olan “izin kurumu” gözden geçirilerek yeniden düzenlenmiştir. Nitekim 7406 sayılı Kanunla 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanun’una eklenen EK-18. Maddeye göre, “Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Soruşturma izni, Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir…”.

  • Bahsi geçen düzenlemeden önce, kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle yapılacak adli soruşturmalar bakımından kabul edilmiş izin usulleri (4483 Sayılı Yasa ve 2457 sayılı YÖK Yasası) bulunmasına rağmen  özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan söz konusu meslek mensupları hakkında yürütülecek benzer nitelikteki soruşturmalar bakımından herhangi bir izin usulü bulunmamaktaydı.
  • Düzenlemeden de anlaşıldığı üzere; Yükseköğretim Kanunu’nun 53. maddesi olan disiplin ve ceza işleri soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere “kamuya bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında”, “özel sağlık kurum ve kuruluşlarında”  ve “Vakıf üniversitelerinde”  görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılan soruşturmalar hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanacaktır. Ancak soruşturma izni vermeye yetkili makam,  Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan “Mesleki Sorumluluk Kurulu” olacaktır.

  • Dolayısıyla Ek 18.madde kapsamındaki tüm sağlık çalışanları hakkındaki soruşturmalarda  öncelikle Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan “Mesleki Sorumluluk Kurulu”ndan  “soruşturma izni” talep edilecektir. Mesleki Sorumluluk Kurulunun “soruşturma izni  verilmesine/verilmemesine” daire kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilecektir.

2-Geçiş Hükümleri

7406 sayılı yasanın 15.madesiyle 3359 sayılı Kanuna geçici 13.madde eklenerek değindiğimiz Ek 18 inci maddeyle getirilen düzenlemelere ilişkin geçiş hükümleri belirlenmiştir. Düzenlemeye göre, “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur”.

Düzenlemeden de anlaşıldığı üzere;

  1. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53 üncü maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanlar hakkında, bu maddenin birinci fıkrasıyla getirilen izin usulü uygulanmayacak, bu kişiler anılan Kanunun 53 üncü maddesinde düzenlenen usule tabi olmaya devam edecektir.
  2. İzin verilmesine veya verilmemesine dair kesinleşmiş kararın bulunması: Geçici 13.madde gereğince 4483 sayılı Kanun kapsamında haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni kararı bulunanlar bakımından dava şartı gerçekleşmiş olduğundan, usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak Mesleki Sorumluluk Kurulundan yeniden izin istenilmesine gerek görülmemiş, mevcut soruşturma ve kovuşturmalara aynen devam olunacağı hükme bağlanmıştır. Aynı hüküm gereğince  4483 sayılı Kanun kapsamında haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilmeme veya işleme koymama kararı bulunanlar bakımından ise soruşturma veya kovuşturmaya devam edilmesi zaten mümkün olmadığından, ek 18 inci maddenin birinci fıkrası kapsamında yeniden işlem yapılması söz konusu olmayacaktır.

  • İzin verilmesine veya verilmemesine dair kesinleşmiş kararın bulunmaması: Geçici 13.maddedeki düzenlemeden anlaşıldığı üzere haklarında 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kesinleşmiş bir karar bulunmayanlar, yani soruşturma iznine ilişkin süreci henüz tamamlanmayanlar bakımından soruşturma veya kovuşturmaya devam edilebilmesi için Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin istenilmesi gerekmektedir. Gerekçeye göre özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından ek 18 inci maddenin birinci fıkrasıyla, muhakeme şartı niteliğini haiz izin müessesesi getirildiğinden, bu kişiler hakkında sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle halen yürütülen soruşturma veya kovuşturmalarda Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınması gerekmektedir.

 

3-Görüşümüz: Derdest Soruşturma Ve Kovuşturmalarda Uygulama Nasıl Olmalıdır?

  • Anayasanın 129 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 24’üncü maddesindeki düzenlemelere paralel olarak 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, görevi ile ilgili bir suç işlediği iddia edilen memur veya diğer kamu görevlisi hakkında soruşturma yapılabilmesi için Kanunda belirtilen yetkili makamdan izin alınması gerektiğini düzenlemiştir. 7406 sayılı Yasa ile var olan “izin sistemi” gözden geçirilerek içinde uzmanların yer aldığı bir kurul oluşturulmak suretiyle sağlık mesleğinin icrası kapsamında işlenebilen suçlar bakımından cezai soruşturma yapılabilmesi, bu kurulun iznine bağlanmaktadır.

  • Esas itibariyle getirilen düzenleme özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan doktor ve diğer sağlık çalışanları bakımından önem arzetmektedir. Zira kamuda çalışan doktor ve sağlık çalışanları zaten 4483 sayılı yasa uyarınca soruşturma iznine tabiydi. Devler üniversitelerinde çalışanlar içinse  2547 sayılı YÖK yasasında özel düzenleme bulunmaktadır ve 7406 sayılı Yasa kapsamı dışında bırakılmıştır.
  • Ceza muhakemesinde “izin” bir muhakeme koşuludur. Dolayısıyla izne tabi kılınan suçlar bakımından, ilgili merci tarafından “izin”in verilmiş olması   bir soruşturma koşuludur ve bu koşul gerçekleşmediği takdirde soruşturmaya başlanmayacaktır.  İzin koşulu gerçekleşmeden soruşturmaya başlanmışsa Cumhuriyet savcısının “izin” talebinde bulunması gerekir. Şayet izin alınmaksızın kamu  davası açılması yoluna gidilmişse, yani kamu davasının açıldığı tarihte izin istemi öngören düzenleme yürürlükteyse bu kez   mahkeme, CMK 223/8. madde gereğince durma kararı vererek  yetkili merci olan kuruldan izin talebinde bulunması gerekmektedir.

  • Bilindiği üzere ceza muhakemesi (usul) kurallarının zaman bakımından uygulanmasında, yeni kanunun lehe veya aleyhe olduğuna bakılmaksızın kural olarak “derhal uygulama” ilkesi geçerlidir. Derhal uygulama ilkesinin doğal bir sonucu olarak, muhakeme (usul) işlemleri yapılırken  yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tabi olacaktır. Şayet usul kurallarında bir değişiklik  olmuşsa, yeni kanun hemen uygulanacak ve fakat bu durum, önceki kanunun yürürlükte bulunduğu esnada o kanuna göre usule uygun yapılmış işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi, tekrarlanmasını da gerektirmeyecektir. Yani muhakeme işlemleri mutlaka yürürlükteki kanuna göre yapılacaktır; yürürlükteki kanuna göre yapılmış/tamamlanmış  işlemler sonradan yürürlüğe giren kanun nedeniyle geçerliliğini yitirmeyecektir. Yeni kanunun yürürlüğünden sonra yapılması gereken muhakeme işlemleri yeni kanuna tabi olacak ve yeni kanunun uygulanmasında sanığın leh veya aleyhine sonuç doğurmasına bakılmayacaktır[1].
  • Bu açıklamalar ışığında, 7406 sayılı yasanın yürüklüğe girdiği (27/05/2022) tarih itibariyle özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları hakkında sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle başlayacak veya  ve devam eden bir soruşturma var ise, “Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınması gerekir. Şayet izin alınmaksızın kamu  davası açılması yoluna gidilirse, bu kez   mahkeme, CMK 223/8. madde gereğince durma kararı vererek  Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin talebinde bulunması gerekmektedir.

  • Buna karşılık yürürlük tarihi itibariyle kamu davası açılmışsa,davası devam eden veya yasa yolu aşamasında olan dosyalar için Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınmasına gerek bulunup bulunmadığı tartışmayı gerektirmektedir.
  1. Şayet düzenlemeyi salt usul hukuku kuralı olarak kabul edersek, özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensupları hakkında (davanın açıldığı tarihte) doğrudan dava açmayı engelleyen bir düzenleme bulunmadığından, dolayısıyla kamu davası o tarih itibariyle meri usul kurallarına uygun olarak açıldığından,  Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınmasına gerek yoktur şeklinde bir sonuca ulaşmak mümkündür. Zira usul hukukunda geçerli derhal uygulama ilkesi gereğince kamu davasının açılmasında izin koşuluna yer veren yeni (7406 sayılı) düzenleme, tamamlanmış işlemleri geçersiz hale getirmez ve dolayısıyla devam eden yargılamada uygulanamaz.
  2. Buna karşılık söz konusu düzenlemeyi usul kuralı olmasının yanı sıra maddi hukuk bakımından sonuç doğuran karma nitelikte bir düzenleme olarak kabul edersek, bu takdirde de özel sağlık kurum ve kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının yaptıkları tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle halen yürütülen kovuşturmalarda da Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınması gerekeceği sonucuna ulaşırız.

  3. Uygulamaya gelince ; geçmiş yasa (örneğin uzlaştırma, HAGB[2]) değişikliklerindeki uygulamalara baktığımızda, getirilen izin müessesesinin muhakeme şartı ve dolayısıyla dava engeli olmasından ötürü 7406 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan soruşturmaların yanı sıra kovuşturmalar da söz konusu Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınması yoluna gideceğini öngörüyoruz. Dolayısıyla kovuşturma aşamasında ilk derece mahkemesinin CMK 223/8. madde gereğince durma kararı vererek Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin talebinde bulunacağını, istinaf veya temyiz aşamasındaki dosyalar bakımından ise  da izin alınmak üzere bozma kararı verileceğini düşünüyoruz.

 

Kaynakça:

[1] Ünver-Hakeri,  Ceza Muhakemesi Hukuku, C.2, s. 91. “Bilindiği üzere, usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça “hemen ve derhal uygulanma” ilkesidir. Anılan ilke uyarınca usul işlemleri yapıldıkları sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tâbi olacaktır. Usul Kanunlarında yapılan değişiklikler, yasa yürürlüğe girdikten sonra yapılacak işlemler hakkında uygulanacak olup maddi ceza hukuku kurallarının aksine geçmişe yürümezler. … önceki kanunun yürürlükte bulunduğu dönemde o kanuna uygun olarak gerçekleştirilen işlemlerin geçersizliği neticesini doğurmayacağı gibi, yenilenmesini de gerektirmeyecektir” (YCGK, 14.09.2021,    2020/474 -2021/39).

[2]Örneğin bkz. “…uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu”(Y.7.CD,07/12/2021,2021/15351- 2021/16745 ). “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi CGK.nun 19.02.2008 gün ve 346-25; 17.02.2009 gün ve 36-35 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere usul hukuku yanında maddi ceza hukukuna ilişkin sonuçları da olan bir kurumdur” (Y.8. CD,  , 28.11.2016 , 2016/10912 – 2016/10841).

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

AdaletMedya İnstagram Hesabımız
ads