• DOLAR
    $2.540,9700
  • EURO
    $0,6364
  • ALTIN
    $36.244,2500
  • BIST
    $114,6000
Kesinleşen Mahkeme Kararının Kaldırılması Nedeniyle Adil Yargılanma ve Mülkiyet Haklarının İhlal Edilmesi

Kesinleşen Mahkeme Kararının Kaldırılması Nedeniyle Adil Yargılanma ve Mülkiyet Haklarının İhlal Edilmesi

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 27/10/2021 tarihinde, Mustafa Altın (B. No: 2018/10018) başvurusunda, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar 

Bir kamu bankasında hizmet akdine dayalı olarak çalışan başvurucu, ilave tediye alacağının tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle banka aleyhine dava açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) iş mahkemesi sıfatıyla baktığı davanın kabulüne karar vermiş ve karar Yargıtay temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Kesinleşen bu hükme dayanılarak başvurucuya dava konusu bedel ödenmiştir.

Davalının maddi hata incelemesi talebi üzerine Yargıtay, çalıştığı dönemde davalı banka tarafından başvurucuya ikramiye ödemesi yapıldığı hususunun gözden kaçırıldığını, bu nedenle ilk onama kararının maddi hataya dayalı olarak verildiğini belirterek davacıya ikramiye ödemelerinin yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla onama kararını kaldırarak hükmü bozmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacının temyiz talebi üzerine hüküm Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Başvurucuya ilk onama ilamı sonrası ödenen bedelin iadesi talebiyle icra takibi yapılmış ve başvurucu bu parayı ödemiştir.

İddialar 

Başvurucu, işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasında Yargıtay onamasıyla kesinleşen lehe kararın maddi hata düzeltim yoluyla ortadan kaldırılarak uyuşmazlığın esasının yeniden ele alınması nedeniyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 

Mahkemenin Değerlendirmesi 

1. Adil Yargılanma Hakkının İhlali İddiası Yönünden 

Olay tarihinde yürürlükte bulunan 5521 sayılı mülga İş Mahkemeleri Kanun’da iş mahkemesi kararlarına karşı karar düzeltme yolu öngörülmemiştir. Dolayısıyla yürürlükteki mevzuata göre kesinleşmiş olan mahkeme kararının maddi hata denetimi adı altında yeniden delil değerlendirilmesi yapılarak hükmün esasını değiştirecek şekilde kanun yolu denetimine tabi kılınması mümkün değildir.

6100 sayılı Kanun’un 304. maddesine göre maddi hata düzeltim yoluyla ancak yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Dolayısıyla maddi hata yoluyla hükmün ortadan kaldırılması ve uyuşmazlığın esasını tekrar karara bağlayacak şekilde yeniden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Yargıtay kararlarına göre de şeklî anlamda kesinleşen ve maddi anlamda da kesin hüküm gücüne ulaşan kararlarla ilgili yeniden delil değerlendirmesi yapılmak suretiyle maddi hata denetimi adı altında davanın tekrar kanun yolu denetimine tabi tutulması ve bu suretle kesin hükmün ortadan kaldırılması mümkün bulunmamaktadır.

Başvuru konusu dava sürecinde davalı taraf başvurucuya ikramiye ödediği vakıasını ve buna ilişkin delillerini ileri sürmemiştir. Ayrıca olağan kanun yolu aşmasında da bu hususu dile getirmemiştir. Yargıtayca bu kapsamda değerlendirme yapılarak onama kararı verilmiştir. Hükmün kesinleşmesinden bir süre sonra davalı bankanın yargılama sırasında ileri sürmesi ve mahkemece bu süreçte esastan değerlendirilmesi gereken bir iddiaya dayanarak verdiği maddi hata dilekçesine göre Yargıtay, dosyayı yeniden ele almak suretiyle esastan inceleme yapmıştır.

Yargıtayın usul hukukunda öngörülmemiş bir yöntemle kanuni dayanağı olmaksızın kesinleşmiş hükme müdahale edilmesini gerektirecek zorlayıcı ve istisnai durumları yine usul hukuku çerçevesinde objektif ve kabul edilebilir ölçüde ortaya koymadan başvurucunun lehine olan nihai, bağlayıcı mahkeme kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde bozma kararı verdiği anlaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

2. Mülkiyet Hakkının İhlali İddiası Yönünden

Kesinleşmiş yargı kararının sonuçları itibarıyla davanın tüm taraflarını ve yargı mercilerini bağladığı kuşkusuzdur. Kanunda öngörülmeyen bir yöntemle, kesinleşmiş mahkeme kararı uyarınca ödenen bedelin kesin hüküm ortadan kaldırılarak iadesine karar verilmesi şeklindeki mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin kanunilik unsurundan yoksun olduğu anlaşılmaktadır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Bu basın duyurusu Genel Sekreterlik tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

+ AdaletMedya İnstagram Hesabımızı Takip Edin
ads