• DOLAR
    $1.909,0000
  • EURO
    $0,5877
  • ALTIN
    $31.802,8400
  • BIST
    $121,3500
Yargıtay Kararını Açıkladı: Baba İşsiz Çocuğuna Yardım Nafakası Ödeyecek

Yargıtay Kararını Açıkladı: Baba İşsiz Çocuğuna Yardım Nafakası Ödeyecek

Ankara’da yaşayan bir baba, 25 yaşındaki üniversite mezunu kızına bağlanan yardım nafakasının kaldırılması için dava açtı.

Baba, kızının 2013 yılında üniversiteden mezun olduğunu, eğitimini tamamlaması ve yaşamını idame ettirecek olanaklara sahip olması nedeniyle yardımına ihtiyacı kalmadığını ileri sürdü.

Kızı ise mezun olmasına rağmen iş bulamadığını, KPSS kursuna gittiğini bu sebeple de yardıma ihtiyacı olduğunu belirtip, davanın reddini talep etti.

MAHKEME BABANIN TALEBİNİ KABUL ETTİ

Davayı kabul eden Ankara 4. Aile Mahkemesi, davanın açıldığı 10 Ocak 2014’ten geçerli olmak üzere yardım nafakasını kaldırdı.

Kızın Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden mezun olduğu, bitirdiği okul ve mesleği itibarıyla iş bulma ve çalışma imkanına sahip bulunduğuna hükmeden mahkeme, “iş bulma imkanı varken çalışmayan meslek sahiplerinin Türk Medeni Kanunu’nun 364. maddesi gereğince yardım nafakasına hak kazanamayacağı, yardım nafakasına hak kazanabilmek için ergin olduktan sonra eğitimin devam ediyor olması gerektiği” şeklinde gerekçe yazdı.

“HEMEN İŞ BULABİLME İMKANI YOKTUR”

Kararın davalı kız tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu.

Kararda, “davalı üniversite mezunu ise de dava tarihi itibarıyla herhangi bir işte çalışmadığı, bitirdiği okul itibarıyla ülke şartlarında hemen iş bulma imkanı bulunmadığı, işe girebilmek için KPSS kursuna gittiği ve davacı babanın şimdilik yardımına muhtaç olduğunun anlaşıldığı” hususuna yer verildi.

Yeniden yapılan yargılama sonunda mahkeme önceki kararında direndi. Direnme üzerine dosya, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na geldi. Kurul, yerel mahkemenin direnme kararını bozdu.

“YARDIM NAFAKASI, ZORUNLU KILINAN BİR ÖDEV”

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun gerekçesinde, temel bir insan hakkı olan eğitim hakkının, bir dizi uluslararası sözleşmede olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti anayasası ile de doğrudan garanti altına alındığına işaret edildi.

“Nafaka alacaklılığı”nın, çocuğun bireyselliğinin bir parçası olduğu belirtilen gerekçede Türk hukukuna göre, çocuğun kendisini dünyaya getiren ana ve babasından bakım parası isteyebileceği, bunun en doğal hakkı olduğu kaydedildi. Ana ve babanın bu nafaka yükümlülüğünün, velayet hakkından bağımsız olarak, sosyal yardım ve dayanışma düşüncesinden kaynaklandığı ifade edilen gerekçede, “Yardım nafakası, aile bireylerini yoksulluk ve düşkünlükten kurtarmaya ilişkin bir nevi sosyal yardımlaşma olup ahlak kuralları ile geleneklerin zorunlu kıldığı bir ödevdir.” denildi.

KURULUN GEREKÇESİ

Türk Medeni Kanunu’na göre, ana ve babanın bakım borcunun, çocuğun ergin olmasına kadar devam ettiği belirtilen gerekçede, aynı kanuna eklenen hükümle de “çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlü oldukları”nın belirtildiği aktarılan gerekçede, kanun koyucunun getirdiği bu yeni hükümle, eğitime verdiği önemi vurguladığı kaydedildi.

Gerekçede; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği belirtildi.

“Günümüzdeki ağır ekonomik koşullar karşısında eğitimle çalışmayı bir arada sürdürmenin mümkün olmayacağı, bir kural ve karine olarak kabul edilmelidir.” ifadelerine yer verildi.

“MEZUN OLMASI EĞİTİM HAYATININ SONA ERDİĞİ ANLAMINA GELMİYOR”

Davacı babanın ise uzman memur olduğu ve aylık 3 bin lira gelirinin bulunduğu ifade edilen gerekçede, şunlar yer aldı:

“Günümüz şartları gözetildiğinde çocuğun üniversiteden mezun olması başlı başına eğitim hayatının sona erdiği anlamına gelmemektedir. Zira çocuğun edindiği meslekle ilgili bir işe yerleşebilmesi için yabancı dil kursu, KPSS kursu, sertifika programı gibi faaliyetlere katılması gerekli olup, bu gibi faaliyetlerin eğitimin devamı olarak kabul edilmesi zorunluluk arz etmektedir. Ayrıca çocuğun okulunu bitirip, iyi bir işe girmesi, çocuğun olduğu gibi babanın da yararına bulunmaktadır.

Yerel mahkemece direnme kararında, davalının bitirdiği okul ve mesleği itibarıyla iş bulma ve çalışma imkanına sahip olduğu, iş bulma imkanı varken çalışmayan meslek sahiplerinin yardım nafakasına hak kazanamayacağı gerekçesine yer verilmiş ise de Türk Medeni Kanunu’nun 328. maddesi ergin çocuğun eğitiminin devam etmesi halinde ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde yardımda bulunmalarını bir yükümlülük olarak öngörmüştür.

Dolayısıyla davacı babanın aylık gelirinin 3 bin lira olduğu dikkate alındığında KPSS kursuna giderek eğitimine devam eden ve düzenli bir geliri bulunmayan çocuğuna bir miktar nafaka ödeyebileceği kuşkusuzdur. Bu durumda davacı babanın eğitimine devam eden ve yoksulluğa düşmüş olan çocuğuna yardım etmesi bir zorunluluktur.”

Gerekçede, bu nedenle yerel mahkeme direnme kararının bozulduğu belirtildi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

+ AdaletMedya İnstagram Hesabımızı Takip Edin
ads
– Resmi Twitter Hesabımız