• DOLAR
    $2.240,1500
  • EURO
    $0,6339
  • ALTIN
    $37.429,9900
  • BIST
    $132,3000
Av. Pakize DUVARCI
Av. Pakize  DUVARCI
mail.gizlidir@adaletmedya.net
Uyuşturucu Suçu – Uygulamada TCK 188 Sorunları
  • 08 Aralık 2020 Salı
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

1)Etkin Pişmanlık :

Yargıtay etkin pişmanlık konusunda failin samimi olmasını ve verdiği bilgilerin işe yarar nitelikte olmasını aramaktadır.  Yargıtay 2015/17274 E.  , 2016/270 K. sayılı kararında “…Sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair aleyhine delil bulunmadığı aşamada, kendisiyle görüşen kolluk görevlilerine uyuşturucu madde ticareti yaptığını kabul edip ikametinde bulundurduğu uyuşturucu maddeleri teslim edebileceğini beyan ederek yerini göstermek suretiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden…”, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini uygulamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2013/732 E.  , 2014/270 K. sayılı kararında ise etkin pişmanlıktan yararlanabilme koşullarını saymıştır. Şöyle ki :

“1- Fail 5237 sayılı TCK’nun 188 ve 191. maddesinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır. Diğer bir anlatımla etkin pişmanlıkta bulunan, uyuşturucu ve uyarıcı maddeyi veya uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu ve uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal ve imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ruhsatsız ve ruhsata aykırı olarak imal, ithal, ihraç, ülke içinde satma, satışa arzetme, başkalarına verme, sevketme, nakletme, depolama, satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da 191. maddede düzenlenen kullanmak amacıyla uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alma, kabul etme ve bulundurmasuçlarındanbirinin failiolmalıdır.
2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır.
4- Hizmet ve yardım, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından sonra, ancak mahkemece hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir. 5271 sayılı CMK’nun 158. maddesinde gösterilen, bir suç hakkında soruşturma yapmakla yetkili olan adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü olan vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makamlar kapsamında değerlendirilmelidir.
5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir.
6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.”.

 

2.Failin kastı :

a)Failin uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespiti :

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25/09/2012 tarih ve 2011/10-482 Esas2012/1784 Karar sayılı içtihadında da vurgulandığı üzere uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde belirgin rol oynayan hususun bulundurmanın amacının ne olduğudur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06/03/2012 tarih ve 387-75 E/K ve yine 15.06.2004 tarih ve 107-136 E/K sayılı kararlarında uyuşturucu madde bulundurmanın, kullanma amacına yönelik olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken kriterler şu şekilde sayılmıştır:

1.Failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girdiğinin tespit edilememesi gerekir.

2.Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu maddenin konulması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir.

3.Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel gereksinimlerinin üzerinde esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.(Uyap mevzuat/Cumhuriyet Başsavcılığı/Yargıtay Kararları Sorgulama Ekranı – Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06/03/2012 tarih ve 2012/387-75 E/K sayılı ve 15.06.2004 tarih ve 2004/107-136 E/K sayılı kararı)

 

b)Ele geçen uyuşturucu miktarına göre failin uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurup bulunmadığının tespiti :

Uyuşturucu suçları ile ilgili uygulamada karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, ele geçen uyuşturucu miktarına göre failin uyuşturucu maddeyi kullanmak için bulundurup bulundurmadığının tespit edilmesi ile ilgilidir.

Bu tip olaylarda genellikle  failde uyuşturucu veya uyarıcı madde niteliğindeki suç unsurları ele geçirilmiştir. Ancak, narkotik maddenin satışı, ticareti, devri, nakli ile ilgili dosyada herhangi bir delil bulunmamaktadır.

Belirtmek isteriz ki, uyuşturucu madde bir iki gram bile olsa, şayet satış, temin, devir, nakil ve benzeri eylemler varsa, 5237 sayılı TCK’nin 188/3 maddesi uygulanacaktır. Yani, çok az miktarda uyuşturucu bile ticaret suçuna konu olabilir.

Failde sadece uyuşturucu madde ele geçirilmiş ve fail de uyuşturucuyu kullanmak için bulundurduğu yönünde savunmada bulunmuş ise, iki husus değerlendirme konusu yapılmalıdır:

Öncelikle ele geçen narkotik maddenin satışına yönelik dosya kapsamında delil olup olmadığı incelenmelidir. Ardından uyuşturucu miktarına göre failin narkotik maddeyi kullanmak için bulundurup bulundurmadığı değerlendirilmelidir.

Burada failin kastının belirlenmesi açısından karşımıza “yıllık uyuşturucu madde kullanım miktarı” kavramı çıkmaktadır.

Failin uyuşturucu madde ticareti yaptığı yolunda teknik veya fiziki takip, tanık beyanı, iletişimin tespiti ve benzeri somut ve yeterli delil bulunmadığı hallerde,

Başka bir söylemle, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı herhangi bir delil elde edilememesi durumunda, uygulamada ilke olarak kabul edilen yıllık uyuşturucu madde kullanım miktarı göz önünde bulundurularak failin narkotik maddeyi kullanma amaçlı bulundurup bulundurmadığı tespit edilecektir([1] YCGK, E: 2012/10-1335, K: 2013/423, KT: 22.10.2013.)

Yargıtay’a göre, failin eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturacağının belirlenmesinde etkin rol oynayan husus failin amacıdır.

Uyuşturucu madde bulundurmanın kullanma amacına yönelik olup olmadığının tespit edilmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı ölçütlerin gözetilmesi gerekmektedir.([2] YCGK, E: 2012/10-1335, K: 2013/423, KT: 22.10.2013.)

Burada ele geçen narkotik madde miktarının, failin yıllık kişisel kullanımı için gereken miktardan fazla olup olmadığı değerlendirilmelidir.([3] YCGK, E: 2012/10-1335, K: 2013/423, KT: 22.10.2013.)

3)Uyuşturucu maddenin bedelsiz olarak başkalarına verilmesi :

Her ne kadar “başkalarına veren” kavramının ticaret saiki içermese de, yani kazanç amacı bulunmasa da, sırf failin yanında bulunanlarla bedelsiz olarak kullanmak amacıyla paylaşması veya onlara uyuşturucu veya uyarıcı madde verme şeklinde gerçekleşse de, uygulamada bu fiilin de ticaret suçu kapsamında ele alındığı görülmektedir ki, bizce bu durum TCK m.188’in başlığı ile düzenlenme amacı ve gerekçesine aykırıdır. Ancak uygulamada; uyuşturucu veya uyarıcı madde ticaretinin önüne geçilmesi için, TCK m.188/3’de ticaret saikinin ayrıca aranmaması ve başkalarına bedelsiz veren bakımından da dolaylı ticaretin, en önemlisi de al“muhtemel” kullanıcı diyebileceğimiz unsurların varlığı nedeniyle, uyuşturucu veya uyarıcı ticareti suçunun geniş yorumlandığı, kimisine göre de bu yorumun Kanun lafzına uygun düştüğü ileri sürülmektedir. Bu düşünceye göre, birlikte oturan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak isteyen iki veya üç arkadaştan birisinin diğerine veya diğerlerine veya ikisinin bir diğerine kullanması amacıyla ve bedelsiz olarak uyuşturucu veya uyarıcı madde vermesi halinde, TCK m.188/3’de tanımlanan suçun oluştuğu kabul edilecektir. Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak amacıyla ikisi veya üçü birden satın almış veya temin etmişse; bu durumda TCK m.188/3 değil, m.191’de tanımlanan suç gerçekleşecektir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 22.06.2016 tarih, 2015/6733 E. ve 2016/7261 K. sayılı kararında, “suç tarihinde askerlik görevini ifa eden sanığın temin ettiği suça konu esrarı, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dava açılan … ve … ile birlikte içmekten ibaret eyleminin ‘kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma’ suçunu oluşturduğu ve hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle uyuşturucu madde ticaretinden verilen kararın bozulmasına hükmetmiştir

 

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 11.10.2013 tarihli kararında, Sanık ile müştekinin aralarında arkadaşlık ilişkisinin bulunduğu, sanığın olay günü müşteki ile birlikte yanında getirmiş olduğu esrarlı sigarayı içtikleri, aynı sigarayı birlikte içmeleri nedeniyle temin etme kastının bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında ‘kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma’ yerine, ‘uyuşturucu madde ticareti yapma’ suçundan mahkumiyet hükmü kurulması” bozma gerekçesi yapılmıştır.  Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 11.10.2013 tarih, 2012/13522 E. ve 2013/8959 K. ile Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 08.12.2010 tarih, 2008/2872 E. ve 2010/26366 K. sayılı kararları da benzerdir.

 

Av. Pakize Duvarcı

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

AdaletMedya İnstagram Hesabımız
ads
– Resmi Twitter Hesabımız