• DOLAR
    7,7238
  • EURO
    9,0578
  • ALTIN
    470,37
  • BIST
    1,1744
Cumhuriyet Savcısı Ahmet ASLAN
Cumhuriyet Savcısı Ahmet  ASLAN
buespostagizlidir@adaletmedya.net
Türk Çekirge Hukuku
  • 12 Temmuz 2019 Cuma
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Başlık, ilk bakışta birçok okura tuhaf gelebilir ama bu, tarihi bir gerçek… Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin henüz kurulduğu yıllarda topraklarımızın geride büyük hasarlar bırakan çekirge istilalarına maruz kalması sebebiyle devlet, bu felakete karşı muhtelif tedbirler almıştır. Bu tedbirlere esas olup günümüzde yürürlükte bulunmayan yasal düzenlemelerin sıklığı ve çokluğu, Türk hukuku bünyesinde bir çekirge mevzuatından bahsetmeye yetecek ölçüdedir.

20. yüzyıl başlarında Osmanlı topraklarında ortaya çıkan çekirge istilasının zirai mahsul üzerinde ağır tahribat oluşturması sebebiyle devlet tarafından muhtelif çözüm yolları araştırılmış ve nihayet 14 Kasım 1912 tarihinde Çekirgenin İtlafı Hakkında Kanunu Muvakkat adlı düzenleme yürürlüğe girmiştir. Bu kanunda, istilaya maruz kalmamış yerlerde çekirgenin görülmesi ya da yumurta bıraktığının tespit edilmesi halinde durumun muhtarlar, ihtiyar meclisleri, ahali ve aşiret reislerince derhal yerel idareye bildirilip yer gösterileceğine, köy sakinlerinin köy sınırları dahilindeki çekirge yumurtası gömülü araziyi kendi çiftleriyle ücretsiz olarak sürüp veya kazıp yumurtaları meydana çıkararak toplamaya ve belirlenen miktarda yumurtayı depolara teslim etmeye mecbur olduklarına, yumurta sayısının çokluğu halinde yardım için üç saatlik mesafedeki civar köylerden mükellefler sevk edileceğine ve ayrıca ihbar veya çalışma yükümlülüğünü yerine getirmeyen herkesin cezalandırılacağına hükmedilmiştir. Kanuna 25 Ekim 1913 tarihinde eklenen maddede, ahaliye toplamakla yükümlü olduğu çekirge yumurtasının fazlası için ücret ödenmesi öngörülmüştür. Bu kanun, 1916 yılı bahar mevsimine kadar uygulanacak, sonradan eklenen hükümlerin de birleştirilmesiyle 1916 yılı Mart ayında Çekirge Kanunu başlığı altında yeniden ilan edilip 1926 yılına kadar yürürlükte kalacaktır.

Çekirge istilalarıyla mücadele amacıyla Osmanlı döneminde yürürlüğe konulup Cumhuriyet döneminde de uygulamasına devam olunan kanunlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 26 Mayıs 1926 tarihinde kabul edilip 16 Haziran 1926 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan 858 sayılı Çekirge Kanunu’yla yürürlükten kalkmıştır. Osmanlı dönemindeki mevzuat hükümleriyle birçok açıdan benzerlik gösteren bu kanun uyarınca 15 yaşını doldurmuş vatandaşlar, kendi bölgelerinde çekirge tohumu gömülü olan alanları ücretsiz olarak kendi çiftleriyle sürüp çekirge kurtçuklarını itlaf etmeye ve itlaf gereçlerini de kendi araçlarıyla ilgili mahallere nakletmeye mecbur tutulmuşlardır. Kanunda 9 Mayıs 1928 tarihinde yapılan değişiklikle birlikte bu mükellefiyet -Yol Mükellefiyeti Kanunu uyarınca- yol yapım çalışmalarına katılma zarureti bulunan vatandaşlara münhasır kılınmış ve ayrıca mükellefiyet kapsamına süne adlı haşerenin itlafı da dahil edilmiştir.

Çekirge Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 15 Mayıs 1957 tarihinde kabul edilip 24 Mayıs 1957 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu ile yürürlükten kalkmıştır. Yeni kanunun 28. maddesiyle süne ve çekirge istilası halinde bölgede yaşayan 18-50 yaşındaki erkeklerin olağanüstü durumlarda işçi bulunamaması halinde 1 ay süreyle ve fakat ücretli olarak çalıştırılmaları öngörülmüş, ayrıca mükelleflere yerlerine başka birini göndererek çalıştırma seçeneği de sunulmuştur.

Bu kanunun da 11 Haziran 2010 tarih ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırıldığını, böylece mevzuatımızda “çekirge” esaslı bir hukuki düzenleme kalmadığını görüyoruz.

 

KAYNAKÇA

-TBMM Arşivi

-Mehmet Ali Yıldırım, “Birinci Dünya Savaşı Yıllarında Osmanlı Devleti’nin Beşinci Düşmanı: Çekirgeler”, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 13, No. 4, (2014).

-Ahmet Aslan, Türk Hukukunda Bedeni Vergiler, 1. Baskı, İstanbul: On İki Levha Yayınları, 2018.

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

AdaletMedya İnstagram Hesabımız
ads