• DOLAR
    7,8138
  • EURO
    9,3441
  • ALTIN
    450,18
  • BIST
    10,3996
Av. Pelin Y. KABASAKAL
Av. Pelin Y.  KABASAKAL
epostagizlidir@adaletmedya.net
Trafik Kazalarının Ardından Gelen Haklar
  • 25 Kasım 2019 Pazartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Dünya Bankası tarafından ortak olarak hazırlanan trafik kazalarının önlenmesine ilişkin Dünya raporunda, ölüm nedenleri arasında karayolu trafik kazalarının 11. sırada geldiği, ortalama olarak her yıl 1.2 milyon kişinin ölümüne, 20 – 50 milyon kişinin yaralanmasına ya da sakat kalmasına yol açtığı, 2020 yılında da dünyada ölümlere yol açan nedenler arasında karayolu trafik kazalarının 3. sıraya yükseleceğinin tahmin edildiği belirtilmektedir.

İstatistikler de göstermektedir ki trafik kazaları hayatımızın içinde sıklıkla tanık olduğumuz önemli bir sorun, neden olduğu maddî zararlar ve can güvenliğini yok etmesi sebebiyle, tüm insanların dikkatini üzerinde toplayan güncel bir sosyal problem,  sonuçları ise tam bir dramdır.

Trafik kazaları sonucu hayatını kaybeden yaralanan ya da sakat kalan her bir kişi o kişiler ile bağlantılı birçok kişiyi ve hayatlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Bir çok aile uzun süren tedavi masrafları, ailede bakıma muhtaç kişilerin bakımını üstlenmiş bir kişinin kaybedilmesi, ailenin giderlerini sağlayan ya da fazladan kazanç getiren kişinin kaybedilmesi gibi nedenlerle parasal sıkıntıya düşmektedir.

Kaza sonrası sadece maddi sıkıntılar oluşmamakta, kazdan sağ kurtulan kişiler, onların aileleri, arkadaşları ve bakımını üstlenen diğer kişiler sosyal, fiziksel ve psikolojik travma geçirmektedirler.

Bu durum dikkate alındığında kazadan etkilenen kişiler için travmaların atlatılması yada kişilerin hayata yeniden uyumlaşabilmeleri açısında hukuksal düzenlemeler, uygulamaları ve sonuçları büyük bir önem taşımaktadır.

Güncel bir sosyal problem olarak hayatımızda önemli bir yer tutan trafik kazaları ile ilgili hukuk sistemimizdeki düzenlemelere bakıldığında 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK), Türk Ceza Kanunu ve Borçlar Kanunu bu konuda ağır yaptırımlar öngörse de bu yaptırımların hiçbiri bu kazaların önüne geçememekte ve maalesef binlerce kişi ciddi zararlara uğramaktadır.

İşte burada bu tür kazalar sonucu oluşan maddi ve manevi zararların tazmini önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Ki bu husus KTK’nın 91 ‘inci maddesinde yer alan düzenleme ile  işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla günümüzde herkes tarafından Trafik Sigortası olarak bilinen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası adı altında zorunlu bir sigorta oluşturulmuştur.

KTK’ya göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde, sigortalının motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, Zorunlu Mali Sigorta poliçesinde tanımlanan ve mevzuatta içeriği belirlenen üçüncü şahısların tazminat taleplerini, Sigortacı kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.

7148 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un (7148 Sayılı Kanun) uygulamaya konulması ile birlikte Hazine Müsteşarlığınca 01.01.2019 tarihinden itibaren uygulanacak Trafik Sigortası Teminatları; otomobil, taksi, minibüs, otobüs, kamyonet, kamyon, iş makinesi, traktör, motosiklet ya da tarım makinesi fark etmeksizin kişi başına sakatlanma ya da ölüm durumunda en fazla 360.000 TL olarak belirlenmiştir.

Bu tazminat miktarının hesaplanmasında ölümlü ve yaralanmalı kaza durumu gibi pek çok etken (yaralanmalı kazada Geçici İş Göremezlik Tazminatı” ya da “Sürekli İş Göremezlik Tazminatı” şeklinde; kalıcı sakatlık, organ kaybı, sakatlık oranı, kusur oranı, mağdurun yaşı ve geliri gibi değişkenler, Ölümlü kazalarda “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı” şeklinde; vefat eden kişinin ve tazminata hak kazanan mirasçılarının yaş, gelir, ve akrabalık dereceleri gibi değişkenler) dikkate alınmakta, çıkan kaza raporuna göre Hazine Müsteşarlığı’nca belirlenen miktarları aşmamak kaydıyla tazminat miktarı hesaplanmaktadır.

7148 Sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile, mahkemeler tarafından verilen farklı tazminat tutarları ve yıllarca süren tazminat davaları ortadan kaldırılmış, kazada ölenlerin yakınlarının hak edilen tazminatı daha kısa süreler içinde almaları yönünde adım atılmış, aynı zamanda sigortacıların, kusurlu sürücülere tazminat ödeme sorumluluğu ortadan kaldırılmıştır. 7148 Sayılı Kanun öncesindeki uygulamada örneğin, alkollü sürücünün aracı ile kaza yapması sonucu vefat etmesi halinde alkollü araç kullanması nedeniyle kusurlu olan sürücünün yakınları için yoksun kalınan gelirler için sigorta şirketlerinden vefat tazminatı alınabiliyorken 7148 Sayılı Kanun ile bu durum uygulamadan kaldırılmıştır. Bunun yanı sıra Yasa koyucu artık trafik kazalarında zarar görenlerin, zararını tazmin etmek için önce sigorta şirketine müracaat etmeden mahkemeye gidilmesini ortadan kaldırmış, trafik kazasında zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvurmasını, sigorta şirketinin de başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde bu başvuruya yazılı cevap vermesini zorunlu kılmış, süre bitiminde cevap alınamaması durumunda zaman mahkeme yoluna gidebileceği uygulaması getirilmiştir.

Ancak son zamanlarda sigorta firmalarının kaza sonrası ödemelerde yavaş hareket etmeleri, yaralanmalı kazalardaki heyet raporlarının yaralanma durumunu eksik yansıtması vb. durumlarla karşılaşılabilmektedir. Bu durumda ölümlü ve yaralanmalı kazların mağdurları ilk ödemeyi aldıktan sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna  başvurarak yaklaşık 10 ayda geri kalan haklarını geri alabilme imkanına sahiptirler.

Trafik kazaları sonucu ortaya çıkan travmaların giderilmesi açısından kazadan sağ kurtulan kişiler, onların aileleri, arkadaşları ve bakımını üstlenen diğer kişiler için hukuksal düzenlemeler ve uygulamalar çok önemli olmakla birlikte, sosyal hayatı düzenleyen ve herkesin kesinlikle uyması gereken kurallar olarak önümüze çıkan trafik kuralları yalnızca trafiği değil, insan yaşamını da sistemli bir hale getirmesi bakımından oldukça önem taşımaktadır.

Sonuç olarak; kazalara neden olan en önemli varlığın insan olduğu göz önüne alındığında öncelikle trafik kazalarını önlemek için toplumun her kesiminin sorumluluk sahibi olması, asıl sorumluluğun insan da olduğu bilincinin oluşturulması, sonrasında ise kazadan sağ kurtulan kişiler, onların aileleri, arkadaşları ve bakımını üstlenen diğer kişilerin hukuksal haklarını doğru öğrenmeleri ve aramaları bilincine ulaşmaları sosyal problemin çözülmesi açısından önemlidir.

 

KAYNAK:

http://www.trafik.gov.tr/dunyatrafikguv13 “World report on road traffic injury prevention” “Main Messages” WHO 2004 Ş. Köksal Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğü

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

AdaletMedya İnstagram Hesabımız
ads