• DOLAR
    $1.962,7100
  • EURO
    $0,5648
  • ALTIN
    $31.835,2300
  • BIST
    $116,2500
Av. Furkan YÜNLÜ
Av. Furkan  YÜNLÜ
bu-hesapgizlidir@adaletmedya.net
Sözleşmeye Aykırı Düzenlenen Faturaya İtiraz Edilmemesinin Sonuçları
  • 23 Aralık 2020 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21 inci maddesinde faturanın içeriğine ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli husus, fatura içeriğine itirazın belirli bir süreye bağlı tutulmuş olmasıdır. Taraflar arasında bir sözleşmenin bulunduğu hallerde ise durum farklılık arz edebilmektedir. Kanunda belirlenen süre içerisinde itiraz edilmeyen ancak sözleşmeye aykırı düzenlenen faturanın akıbeti makalemin konusunu oluşturmaktadır.

1-) Genel Olarak Faturaya İtiraz

Sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen faturaya itiraz edilmemesinin sonuçlarını açıklamadan önce, genel olarak faturanın niteliğini ve itirazın ne şekilde yapılabileceğini açıklamak gerekmektedir.

Fatura hukuki manada, satıcı ile alıcı arasındaki ticari ilişkiyi ispat etmeye yarayan ve hukuki niteliği olan belge demektir. Fatura, hukuki olarak düzenlenmesi zorunlu olan bir belgedir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre; bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.[1]Kural, faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin alıcı tarafından kabul edilmiş sayılacağıdır. Bu durum faturayı düzenleyen kişi lehine bir karinedir. [2]Fakat bu karinenin aksini ispat mümkündür.

Alıcı ile satıcı arasında sözlü veya yazılı bir anlaşma olmadığı durumlarda ise faturadan bahsetmek mümkün değildir. Bu durumda işleyecek bir süre de bulunmamaktadır.

Bunun yanında faturaya itirazın şekli belirtilen kanun maddesi kapsamında hükme bağlanmamıştır. İtirazın ileride çıkabilecek bir hukuki ihtilafta delil olarak kullanılabilmesi için itirazın karşı tarafa gönderildiğinden emin olunması ve bunun ispatlanması önem arz etmektedir. Uygulamada en sık kullanılan ve en doğru olan yol, noter kanalıyla ihtarname çekilerek faturaya itiraz edilip, faturanın iade edilmesidir. Her iki tarafın tacir olduğu durumlarda ise Türk Ticaret Kanunu’nun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanabilir.[3]

2-) Sözleşmeye Aykırı Düzenlenen Faturaya İtiraz Edilmemesi

Makalemin de konusunu oluşturan sözleşmeye aykırı düzenlenen faturaya sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi halinde ise faturanın akıbeti diğer durumlardan farklıdır. Yukarıda açıkladığım üzere, kanuna göre faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriğine itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması bir karinedir. Fakat, faturaya itiraz edilmemesi nedeniyle fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılabilmesi karinesi belirli şartlara bağlanmıştır. Bu şartlar:

a-)Hukuken Geçerli Bir Sözleşmenin Bulunması

İtiraz edilmeyen faturanın hukuken geçerli bir sözleşmeye dayalı olarak tanzim edilmiş olması gerekmektedir. Sözleşmenin ihtilaflı olması durumunda öncelikle bu durumun neticeye kavuşturulmalıdır. Sözleşme hukuken geçerli değilse buna bağlı olarak düzenlenen faturanın da bir geçerliliği olmayacaktır.

b-) Fatura İçeriğinin Sözleşmeye Uygun Olması

Alıcı ile satıcı arasında sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen bir faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, faturanın içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Bir diğer deyişle, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi nedeniyle içeriğin kabul edilmiş sayılması için faturanın taraflar arasında yapılan sözleşmeye uygun olması gerekmektedir. Bir sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olması onun kesinleştiği sonucunu doğurmaz.

Fatura, bir sözleşmeye istinaden düzenlenmişse, fatura içeriğinin de bu sözleşmeye uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Fatura içeriğinden anlaşılması gerekenler; mal veya hizmetin adeti, tutarı, cinsi, alıcı ve satıcı gibi bilgilerdir. Sözleşmeye uygun olarak düzenlenen fatura, sözleşme içeriğine uygun ve diğer tarafın durumunu haksız olarak ağırlaştırıcı olmamalıdır. Taraflar arasında sözleşmede yer almamasına rağmen, “bedelin belli süre içinde ödenmemesi halinde vade farkı ödenir”, gibi bir kayıt faturaya konularak karşı tarafa tebliğ edilir ve muhatap süresinde itirazda bulunmazsa, bu kayıt muhatap için bağlayıcı olmaz.[4]Alıcı tarafından böyle bir kayıt bulunan faturaya Türk Ticaret Kanunu’nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yukarıda verilen bilgiler ışığında itiraz edilebilir. Bu durumda faturanın sözleşmeye uygun olduğunu faturayı düzenleyen tacir ispat edecektir.[5] Fakat itiraz etmese de böyle bir kaydın muhatap için bağlayıcılığı bulunmamaktadır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası (6102 Sayılı Kanunun 21/2 fıkrası) uyarınca keşide edilen faturaya itiraz edilmemiş olması halinde fatura münderecatının kabul edilmiş sayılacağı hükmü ancak taraflar arasında faturanın keşide edilmesine neden olan akdi ilişkinin ispat edilmesi durumunda geçerlidir.[6]

c-) Faturayı Düzenleyen Kişinin Tacir Olması ve Sekiz Gün İçinde İtiraz Edilmemesi

Karinenin bir diğer şartı, faturayı tanzim eden kişinin tacir olması ve faturayı ticari işletmesi ile ilgili konuda düzenlemiş olmasıdır. Bununla birlikte faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmalıdır.

3-) Sözleşmeye Aykırı Düzenlenen Faturaya İtiraz Edilmemesi Halinde Yargıtay Uygulaması

Sözleşmeye aykırı düzenlenen faturaya sekiz günlük süre içerisinde itiraz edilmemesi, Yargıtay’ın çoğunlukla vermiş olduğu kararlarında fatura içeriğinin kabul edilmiş olduğu anlamına gelmeyeceği ve bunun bir karine teşkil edemeyeceği yönündedir.[7][8]Katıldığım görüş bu yöndedir. Çünkü fatura temelinde bir sözleşmeyi barındırır ve taraflar aralarındaki sözleşmeye göre fatura düzenleyerek birbirlerini ifaya davet ederler. Faturanın sözleşmeye aykırı düzenlenmesi ve diğer tarafın edimini ağırlaştırması halinde sekiz gün içerisinde itiraz edilmemesi fatura içeriğini kabul anlamı taşırsa bu hakkaniyetsiz bir durum ortaya çıkaracaktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında; ‘‘Taraflar arasında bir sözleşmenin varlığı halinde, satıcı veya imal eden yahut iş gören kimse kendiliğinden ve tek taraflı olarak mukavele şartlarını tadile kalkışamaz. Ancak, taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoksa, fatura münderecatına sekiz gün içerisinde itiraz edilmemiş olması halinde, bu sükût, faturaya yazılı bir delil olma vasfını verir ve karşı taraf yani müşteri veya iş yaptıran kimse, faturanın hilafını ancak yazılı bir vesika ile ispat etmek zorunda kalır. Başka bir deyişle, bu kabil hallerde diğer tarafın faturaya karşı bir itirazda bulunmaması, taraflar arasındaki münasebette yazılı bir delilin doğumunu intaç eder ve bu takdirde de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ve diğer kanunların öngördüğü yazılı deliller hakkındaki hükümleri cari olur.’’[9] şeklinde hüküm tesis etmiştir.

Kararı irdeleyecek olursak, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı durumlarda, faturaya itiraz edilmemesinin faturayı yazılı delil niteliği haline getireceği karşı tarafın bu durumun aksini yazılı belge ile ispat edebileceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda başta HMK olmak üzere diğer kanunlarda bulunan hükümler uygulanır. Eğer taraflar arasında bir sözleşme var ise bu durumda tek taraflı olarak sözleşmede -dolayısıyla faturada-değişiklik yapılamaz.

Sonuç  :

Kendisine fatura gönderilen tarafın sekiz günlük itiraz süresi bulunmaktadır. Bu süre içerisinde itiraz edilmemesi halinde kural olarak faturanın içeriği kabul edilmiş sayılır. Bu bir adi karinedir. Buna karşın yazılı bir sözleşmenin olduğu hallerde sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen faturaya süresinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmez. Nitekim Yargıtay kararları ve doktrinde de bu görüş hakimdir. Fatura temelinde bir sözleşmeyi barındırır ve taraflar aralarındaki sözleşmeye göre fatura düzenleyerek birbirlerini ifaya davet ederler. Kanaatimcede, faturanın sözleşmeye aykırı düzenlenmesi ve diğer tarafın edimini ağırlaştırması halinde sekiz gün içerisinde itiraz edilmemesi fatura içeriğini kabul anlamı taşırsa bu hakkaniyetsiz bir durum ortaya çıkaracaktır.

 

Av. Furkan YÜNLÜ

 

Kaynakça;

[1]MADDE 21- (1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir. (2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. (3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır.

[2]15. HD, 30.05.2016, E. 2016/944, K. 2016/3009; HGK, 12.10.2011, E. 2011/15-472, K. 2011/608: “TTK’nın 23. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile fatura özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olarak kabul edilip; süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir.

[3]Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.

[4] İBHGK, 27.06.2003, E. 2001/1, K. 2003/1 (Resmi Gazete, T. 24.12.2003, S. 25326)

[5] Ülgen/Helvacı/Kendigelen/Kaya/Nomer Ertan, s. 276

[6]Yargıtay 11. Hukuk Dairesi T. 8.6.1988 E. 1988/60 K. 1988/3809

[7]Türk Ticaret Kanunu’nun 23/2. maddesi gereğince; faturayı alan kimsenin, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde kapsamı hakkında itirazda bulunmaması sonucu fatura kapsamını kabul etmiş sayılabilmesi için faturanın, yanlar arasındaki yazılı sözleşme şartını değiştirecek içerikli olmaması gerekir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, T. 14.2.2007, E. 2006/7750 – K. 2007/882)

[8]Bir sözleşmeye dayanmayan faturanın soyut olarak muhatabına gönderilmesi ve muhatabın faturaya itiraz etmemiş olması onun kesinleştiği sonucunu doğurmaz.(Yargıtay 15. Hukuk Dairesi T. 27.6.2002 E. 2002/1631 K. 2002/3536 )

[9] 2011/15-472 E, 2011/608 K Sayılı Karar

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

AdaletMedya İnstagram Hesabımız
ads
– Resmi Twitter Hesabımız