• DOLAR
    $1.748,3900
  • EURO
    $0,5290
  • ALTIN
    $29.643,4200
  • BIST
    $105,8300
İdari Dava Açarken Nelere Dikkat Etmeliyiz!

İdari Dava Açarken Nelere Dikkat Etmeliyiz!

Bir çok memur, kendisine yönelik haksızlığa uğradığını düşündüğü bir idari işlemle karşılaşınca nasıl davranması konusunda ya bilgi sahibi değil, ya yanlış biliyor veya (ve belki de en kötüsü) eksik biliyor. Bu yazımızda, bir memur olarak karşılaşabileceğiniz birkaç işlem üzerinden nasıl davranmanız gerektiği, idari işlemlere nasıl itiraz edebileceğinizi ve süreci nasıl yürütmeniz gerektiğine dair düşüncelerimizi paylaşmak istiyoruz.

Öncelikle bir idari işlem için önümüzde iki yol vardır. Birincisi işlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde dava açmak. İkincisi ise yine dava açma süresi içinde yani 60 gün içinde işleme itiraz etmek. Buna göre, bir işlem ile karşılaşınca önümüzde 60 günlük bir süre olduğunu bu süre içinde ya itiraz ya da dava yoluna gidebileceğimizi unutmayalım.

Örneğin, hakkınızda kınama cezası verildi ve size tebliğ edildi. Kararı tebliğ aldığınız günden itibaren 60 gün içinde bu konuyu idare mahkemesine taşıyabilirsiniz. Ya da verilen cezanın kaldırılması için bir üst birime itiraza gidebilirsiniz.

Peki itiraz edilecek birimler neresidir?

Cezayı veren birimin üstü, şayet üstü yoksa cezayı veren makamdır. Örneğin il müdürlüğünce hakkınızda kınama cezası verdi diyelim. Bu cezaya karşı üst birim olan bakanlığa itiraz edebilirsiniz. Şayet cezayı veren Bakanlıksa, bu sefer itiraz yine bakanlığa yapılacaktır.

İtiraz edince ne olacak?

İtiraz edince, dava açma süreniz duracaktır. Yani işlemi tebliğ alınca başlayan 60 günlük süre aynı zamanda dava süresidir. Buna göre işlemi 01.01.2020 aldınız diyelim. Ve itirazı hazırlamanız 20 gün sürdü ve 20.01.2020 tarihinde bakanlığa itiraz ettiniz. İtirazınızı sonucu ise 20.02.2020 tarihinde geldi diyelim. 20.02.2020’den itibaren dava açma süreniz 60 gün değildir. Zira 20 günlük dava açma süresini başka geçtiniz, artık geriye 40 günlük dava açma süreniz kalmıştır. Bu hesap önemlidir. Pek çok kimse, itiraz sonucu gelince başta geçirdiği süreyi unutarak davayı geç açmakta ve davası süreden reddedilmektedir.

İdarenin cevap vermemesi halinde ne olacak?

İdarelerin her işleme cevap veremeyeceği düşünüldüğü için “zımni red” kurumu getirilmiştir. Zımnıred (üstü kapalı biçimde talebin kabul edilmemesi); talebinize 60 gün içinde idarece cevap verilmediği zaman, idarenin talebinizi reddettiği anlamı ortaya çıkacaktır. Buna göre bir talebi veya itirazı idare 60 gün için cevaplamak durumundadır. Cevaplamaz ise reddetmiş olur ve bu tarihten itibaren dava süresi işlemeye başlar. Yukardaki örnek üzerinden örnek verelim:

Buna göre işlemi 01.01.2020 aldınız diyelim. Ve itirazı hazırlamanız 20 gün sürdü ve 20.01.2020 tarihinde bakanlığa itiraz ettiniz. İtirazınızı sonucuna idare 60 gün içinde cevap vermedi. Buna göre talebiniz 20.03.2020 tarihi itibarıyla zımnen reddedilmiş sayılacak ve bu tarihten itibaren kalan dava süreniz işlemeye başlayacaktır. Buna göre, hatırlayınız 20.03.2020’den itibaren dava açma süreniz 60 gün değildir. Zira 20 günlük dava açma süresini başka geçtiniz, artık geriye 40 günlük dava açma süreniz kalmıştı. Buna göre, “zımnıred” kuralına göre 20.03.2020’den itibaren 40 gün içinde dava açmanız gerekir.

Talep ettiğimiz idari işlemlerde durum nedir?

Yukarda anlattıklarımız idarenin kendisinin harekete geçtiği durumlardır. Örneğin, sizi bir yerden başkaya yere geçici görevlendirmesi, ataması, disiplin cezası vermesi, ek görev belirtmesi gibi. Bu hallerde memur bir işleme maruz kalmıştır. Ve yukardaki gibi itiraz ve dava sürecine gelmelidir. Ancak bazen, memur, “görev yerini değiştirmek”, “başka bir yere geçici olarak gönderilmek” veya “atanma” gibi taleplerde bulunabilir. Bu durumda dava süresinde dikkat edilmesi gerekenler farklılaşacaktır. Buna göre, talep yapıldıktan sonra iki durum karışımıza çıkar:

. Birincisi;talebinize idare cevap verir ve kabul eder: Bu halde talebiniz kabul edilmiştir.

. İkincisi;talebinize idare cevap verir ve reddeder: Bu halde, red işlemine karşı yukarda anlattığımız gibi itiraz ve dava açma süreniz başlar.

. Üçüncüsü;talebinize idare cevap vermez: Bu halde, talep tarihinizden itibaren 60.günden başlayarak (tıpkı ikinci ihtimaldeki gibi) dava açma veya itiraz etme süreniz başlar.

Dilekçede nelere dikkat etmeliyiz?

Birçok kimse dava dilekçesi yazarken odağı kaçırmaktadır. Mahkemenin, kanunları ve diğer mevzuatı bilmediğini sanarak uzun uzun yazmaktadır. Bir dilekçede önemli olan, sorunu ve talebi doğru iletmektir. Bunun için Anayasayı, kanunları, yönetmelik maddelerini dilekçede vermek, uzatmak “okunabilir” bir metin olmaz. Çok şey yazmak bir dilekçeyi doğru yapmaz. Bunun için isim, kimlik numarası, adres, iptali istenen işlem, işlemin tebliğ tarihi, iptal için gerekçeler ve sonuç talebi yeterlidir. En çok hata, memurların talep ettiği işlemlere verilen cevabi yazı (işleme) dava edilmek gerekirken, kendi dilekçesinin sayısını bildirip iptal istemektedir. Bu tip hatalar hak kaybına sebep olmaz ama dosyanız uzar. Zira, mahkeme hangi işlemin iptalinin istendiğini davacıya açıklatmak ve netleştirmek zorundadır. Birkaç örnek verelim:

. Hakkınızda kınama cezası verildi ve doğrudan dava açacaksınız iptali istenen işlemi şöyle ifade etmek gerek: “Davalı idarenin hakkımda tesis ettiği….tarih…sayılı ve tarafıma kınama cezası verilmesine dair işlem”

. Atama talep ettiniz ve talebiniz zımnen reddedildi ise şöyle bir ifade gerekir: Davalı idareye yaptığım …. tarih …. sayılı Şanlıurfa iline atamamın yapılmasına dair talebin cevap verilmeyerek talep tarihimden itibaren 60.gün sonu olan….tarihinde zımnen reddedilmesine dair işlemin”

Yürütmenin durdurulması ve duruşma talebi.

Yürütmenin durdurulmasını talep etmek çok mühim görülmektedir. Çoğu avukata müvekkillerinden böyle baskı gelmektedir. Ancak, yürütmenin durdurulması verilmeyeceği açık olan dosyalarda, yürütmenin durdurulmasını istemek ve reddedilince bunu bölge mahkemesine itiraza götürmek dosyayı anlamsız biçimde uzatacaktır. Buna göre, yıkım, öğrenci işleri, SGK ilaç ödemeleri, ödeme durdurma, atama vb konularda yürütmenin durdurulması istenebilir ancak, maaş kesme, kınama, görev yeri değişikliği, kısa süreli geçici görevlendirmelerde yürütmenin durdurulmasının istenmesi gereksizdir. Yürütmenin durdurulmasının kabul veya reddedilmesi, dosyanın sonunda kazanılacağı veya kaybedileceği anlamına gelmez. Yürütmenin durdurulması talebi kabul edilip dava sonunda davası reddedilenler olabileceği gibi tam tersi de olabilir.

İdari yargılama, adli mahkemelerin aksine sözlü yani duruşma açarak yürümez. Dosya üzerinden yürür ve davacı talep ederse bir kereliğine celse açılır. Duruşma istemek dosyayı uzatabilir zira, duruşma talepli dosyalarda mahkeme duruşma açmak zorunda kalacaktır. Bu da önceden haber edilme ve gün verilme ve karar süresi göz önüne alınırsa en azından iki aylık bir sürede dosyayı geciktirebilecektir. Bunun için sözlü olarak heyete anlatılacak özel bir durum yoksa, bu yola başvurmak anlamsızdır.

Mali kayıpları nasıl talep ederiz?

İptal davası ile beraber mali kayıplarınızı da isteyebilirsiniz. Buna göre, dilekçenin sonuç kısmında, “işlemin iptal edilmesi halinde, işlem nedeniyle doğan zararlarımızın faizi ile iadesini” veya “işlem nedeniyle doğan mali kayıplarımın faiziyle beraber ödenmesine” gibi ifadeler ile talepte bulunabilirsiniz. Böyle yaparsanız mahkeme bunu karara bağlayacaktır. Aksi halde mali kayıplarınız için tekrar dava açmanız gerekebilir. Örneğin 1/30 maaştan kesme cezası verildi. İptal davası açtık. Cezanın haksızlığını anlattık. Ve sonunda da kesilen tutarın iadesini istedik. Mahkeme bunu karar altına alabilir. Veya sizi daire başkanı iken şube müdürlüğüne atadılar. Siz de dava açtınız. Ve maaş kayıplarınız ve diğer mali kayıplarınızı da talep ettiniz. İşlem iptal olunca kararda “işlem nedeniyle uğranılan hak kayıplarının ödenmesine” karar verilecektir. Böylece görevinize geri dönerken, geçen süredeki fark tutarları da alabilirsiniz. Bunu unutursanız, iptal kararı verilince derhal mahkemeye başvurup iptal davasından kaynaklı olarak tam yargı davası açmalısınız.

Sonuç olarak;

İdari davalar memurların kendilerinin açabileceği gibi bir avukat eliyle de açılabilecek davalardır. Bazı memurlar davalarını kendileri takip etmek isterler yukarda belirttiklerimize ek olarak aşağıdaki noktalara da dikkat çekerek yazımızı sonlandırmak istiyoruz:

1. Davalarda karşı yanın cevap dilekçesine karşı beyanda bulunmak, onun da tekrar beyanda bulunması demektir. Şayet dava dilekçenizde belirttiklerinizden farklı ve fazla bir şey yazmayacaksanız, davalının cevap dilekçesine cevap vermek süreyi uzatabilir.

2. Muhafaza altına alınmasını istediğini delil varsa, bunu dava dilekçesinde belirtip gidip mahkeme ile görüşünüz.

3. Derdinizi mahkemeye sözlü olarak anlatmaktan çekinmeyiniz. Mahkeme başkanında randevu alıp gidip durumunuzu bir de sözlü olarak izah etmek istemek mümkündür.

4. Dosyanıza idare hukukuna uzman kişilerden alacağınız görüşler sunarak mahkemeye karar vermesi sırasında yardımcı olabilirsiniz.

5. Dilekçenizi olabildiğince öz ve kısa yazınız.

Konuya ilişkin daha fazla bilgi için, Prof. Dr. Yücel Oğurlu, ile birlikte kaleme almış olduğumuz 101 Soruda İdari Yargılama Hukuku El Kitabı’na bakabilirsiniz.

Cüneyd Altıparmak

Avukat, Uzman Arabulucu, Hakem

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

+ AdaletMedya İnstagram Hesabımızı Takip Edin
ads
– Resmi Twitter Hesabımız