• DOLAR
    7,9340
  • EURO
    9,2997
  • ALTIN
    484,65
  • BIST
    1,1722
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir ?

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir ?

Günlük hayatımızda çevremizdeki insanlarla zorunlu olarak sosyal ilişkiler kurarız. Kurduğumuz bu sosyal ilişkiler zaman zaman çeşitli zararların doğmasına yol açabilir. Örneğin hepimiz hayatımızı devam ettirebilmek için bir gelir kaynağına ihtiyaç duyarız. Ve bunun için de çalışırız. Bir iş yerinde çalışmaya başladığımızda işverenle ve oradaki iş arkadaşlarımızla aramızda bir sosyal ilişki kurulmuş olur. Aynı zamanda işverenle yaptığımız hizmet sözleşmesi aramızda bir hukuki ilişki kurulmasına da sebep olur. Bu iş sözleşmesi süreli şekilde yapıldığı takdirde, sebepsiz yere taraflardan birinin sözleşmeyi feshi karşı tarafın bir zararının doğmasına sebep olacaktır. İşte bu şekilde, kurduğumuz ilişkiler zaman zaman bizim ya da karşımızdaki insanın bir zararının doğmasına yol açabilir. Ve bu durumda mevcut zararın giderilmesi ihtiyacı da ortaya çıkar. Fakat bazı durumlarda bizim karşı tarafla kurduğumuz sosyal ilişki sonucu ortaya çıkan zarar, bizim bir başkasıyla olan sosyal ya da hukuki ilişkimiz dolayısıyla söz konusu 3.kişiyi de etkileyebilir.

 

Hukuk düzeni kural olarak doğrudan doğruya zarar gören kişiye tazminat hakkı tanır. Ancak bu kuralın bir istisnası ‘’ destekten yoksun kalma tazminatı’’ dır. Destekten yoksun kalma tazminatı bir maddi tazminat türüdür. İstisnai bazı durumlarda ,belli şartlar gerçekleştiği takdirde doğrudan zarar gören kişinin ‘’yakınları ‘’ da bu zarar dolayısıyla bir tazminat alacaklısı haline gelir. Bu tazminatın doğmasının ön koşulu, destek veren kişinin ölümüdür. Diğer şartlar ise fiilen, sürekli ve düzenli bir şekilde bir bakım ilişkisinin varlığı, desteğin bakım gücüne sahip olması tazminat isteyecek kişinin bakıma ( desteğe) ihtiyaç duymasıdır. Ancak desteğe ihtiyaç duymanın anlamı yoksulluk değil, desteğin ölümünden önceki ekonomik ve sosyal hayatın sürdürülememesidir.Destek gören kişiye ne şekilde yardımda bulunulduğu önemli değildir. Bu yardım giyinme, barınma, eğitim, sağlık vb. şekilde olabilir.

DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI HANGİ DURUMLARDA DOĞAR?

 Destekten yoksun kalma tazminatının kaynakları başlıca iki ana grupta incelenebilir: Haksız fiil ve kusursuz sorumluluk ile sözleşmeden doğan sorumluluk .3Bu tazminatın doğmasında akla ilk gelen sebep , kaynağını TBK md 49’dan alan ‘’haksız fiil’’ kurumudur. Buna göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, hukuka aykırı fiili sonucu doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Destek vereni öldüren kişi bu fiiliyle haksız fiil işlemiş sayılır. Bu kapsamda ceza hukuku hükümlerine göre yaptırıma tabi tutulmakla birlikte , TBK md 53/2 ve 55 hükümleri uyarınca ölen kişinin ‘’destek’’ konumunda olması durumunda , destek görenlerin bu durumdan doğan ‘’yansıma’’4 zararlarını da , manevi tazminattan farklı olarak ve istisnai şekilde karşılamakla yükümlü olur. Haksız fiilin, ilgili madde hükmünde belirtildiği üzere, unsurlarından biri kusurdur.

 

Kusur, failin hukuka aykırı davranışının kınanmasıdır. 5Ancak , elbette , hukuk düzeninde bir zararın doğması sadece kusurlu bir davranış sonucu meydana gelmez. Hukuk düzeni istisnai bazı hallerde ( TBK md 66, adam çalıştıranın sorumluluğu ; TBK md 67, hayvan bulunduranın sorumluluğu; TBK md 69 ,yapı malikinin sorumluluğu; TBK md 369 ev başkanının sorumluluğu; TBK md 730 , taşınmaz malikinin sorumluluğu ; TKHK md 4, ürün sorumluluğu…) zararın doğmasına sebep olan kişinin kusurunun bulunmadığı hallerde de tazminat borcu doğacağını kabul eder. Bu durumda ,uygulamada özellikle Karayolları Trafik Kanunu md 85 uyarınca araç işletenin sorumluluğu gündeme gelir.  Buna göre ‘’ Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.’’ Bu sorumluluk tehlike esasına dayanmaktadır. KTK md. 85‘e göre sorumlu işletendir. Zararı tazmin edecek kişi söz konusu olduğunda ise KTK md 91 gündeme gelir. Bu madde hükmüne göre, motorlu araç işleten, işletmeden doğan sorumluluğunun karşılanması için Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yaptırmak durumundadır. Bu sözleşme ile işletenin kanundan dolayı kusursuz olarak sorumlu olmasını öngören riziko, bir prim karşılığında sigorta şirketi tarafından üstlenilmektedir.6(Aynı kanunun 86.maddesinde işletenin sorumluluktan kurtulma şartları da düzenlenmiştir.) Bu konuda detaylara inmeden önce sigorta kurumuna kısaca değinilecektir. Sigorta sözleşmesi, kişilerin ileride başlarına gelmesi muhtemel tehlikelerin gerçekleşmesi durumunda oluşacak zararların hangilerinin giderileceğine ilişkin olarak yapılır. Ve pek çok sigorta sözleşmesi türü mevcuttur. Bunlara Hayat Sigortası, Hayat Dışı Sigorta, İhtiyari Mesuliyet Sigortası, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası örnek gösterilebilir. Bu çalışmada KTK kapsamında özellikle ZMMS ( Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası) incelenecektir. Destekten yoksun kalma tazminatı da ZMMS kapsamında talep edilebilir.

ZMMS aracın, karayolunda sebep olduğu kazalar sonucu oluşan zararlarda,işletenin söz konusu zararlarının tazmini sağlayan sigortadır.7 ZMMS ve destekten yoksun kalma tazminatı arasındaki ilişki incelenecek olursa; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, A5 bölümünde yer alan hüküm kapsamında söz konusu tazminatın da sigortacı tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.8Keza Yargıtay ‘ın bir kararında da “…aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı sigorta şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına…destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı sigorta şirketinin zararın tamamından sorumlu olduğu  davacıların davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecekleri’’ kabul edilmiştir.9Söz konusu tazminatın doğmasına sebep olacak bir başka husus ise sözleşmeden doğan sorumluluktur. Hukuk düzeninde geçerli olan ‘’sözleşmenin nispiliği ‘’ ilkesi uyarınca, istisnalar saklı kalmak üzere, sözleşmeden yalnızca taraflar arasında alacak ve borçların doğması söz konusu olur. Dolayısıyla vefatın sözleşmeye aykırılıkla bir bağlantısı olması durumunda , kural olarak bundan dolayı ölenin yakınlarına karşı bir destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi gündeme gelmez. Ancak bu kuralın önemli bazı istisnaları vardır. İş sözleşmeleri bu istisnaların önemli bir tanesidir. Öncelikle iş kazasını şu şekilde tanımlamak mümkündür: “İşçinin, işverenin hakimiyeti altında bulunduğu sırada, onun için ifa ettiği işten veya iş dolayısıyla dış bir sebeple aniden meydana gelen bir olay sonucu uğramış olduğu kazadır.” 10 TBK md.417 uyarınca işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak; işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.

İşverenin yukarıdaki hükümler dâhil, kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini, sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.Normal şartlar altında , önceden belirtildiği gibi sözleşmeye aykırılık, vefat eden desteğin yakınlarına , olayın haksız fiile bağlı gerçekleşmemesi durumunda destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı vermez. Ancak ,işçinin ; işverenin belirtilen maddedeki söz konusu yükümlülükleri ihlal ettiği bir iş kazasında ölmesi durumunda, işçinin ondan destek gören yakınları da işverene destekten yoksun kalma tazminatı alma talebinde bulunabileceklerdir. Bu durum hem destekten yoksun kalma tazminatının sözleşmeye aykırılık dolayısıyla doğması bağlamında, diğer yaygın kaynaklar açısından bir özellik teşkil eder hem de sözleşmenin aykırılığı sebebiyle birinci dereceden zarar gören olmayan destek görenlerin tazminat alacaklısı haline gelmesi bağlamında bir özellik teşkil eder.  Ayrıca uygulamada işverenin sözleşmeden doğan  sorumluluğunun yeterli olmadığı durumlarda tehlike esası göz önünde bulundurularak kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca işverene sorumluluk yüklenmesi de gündeme gelmektedir.Destekten yoksun kalma tazminatına kaynak teşkil edecek durumlara da değindikten sonra, son olarak bu tazminatı kimlerin talep edebileceğine de kısaca değinilecektir.

KİMLER DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATINI TALEP EDEBİLİR?

Öncelikli olarak bu tazminatı talep etmeye hakkı olan kişiler ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Bu kapsamdaki kişiler belirlenirken ülkelerin sosyal, ahlaki , kültürel ve örfi yapıları göz önünde bulundurulur.11 Örneğin Alman Hukukunda , şartlar gerçekleştiğinde , desteğin kanunen bakımla yükümlü olduğu kişilerin destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği kabul edilirken İsviçre Hukukunda destek ve destek gören arasında kanuni ya da sözleşmesel bir bakım ilişkisinin varlığı aranmaz. Destek ile destek görenler arasındaki fiili bakım ilişkisi yeterli görülür. Türk hukukunda da İsviçre Hukukuna benzer şekilde, bu tazminatı talep edebilmek için desteğin mirasçısı, kan hısmı, aile ferdi olmak gerekmez.12 Keza Yargıtay da bir kararında destekten yoksun kalma tazminatı alacağının MK 315’e ( TMK md 364) göre belirlenen bakım nafakası alacağından farklı olduğunu belirtmiştir.13 Dolayısıyla bu tazminatı desteğin eşi, çocukları, ana babası, kardeşi yanında varsa nişanlısı , eğitimine maddi olarak katkıda bulunduğu bir öğrenci, serbest birleşme yoluyla birlikte yaşadığı kişi de talep edebilmelidir. Bu tazminatı talep edebilmenin ön şartı destek olan kişi hayattayken onunla olan fiili bakım ilişkisinin kanıtlanmasıdır. Uygulamada her ne kadar yalnızca anne-baba, eş ve çocukların destekten yoksun kalma tazminatı istemi kabul ediliyorsa da, uygulamaya konu olan kanun maddesinin lafzından da anlaşılacağı üzere ölenin desteğinden yoksun kalan ‘’yakınların’’ bu sebeple uğradığı zararlar tazmin edilmelidir. Destekten yoksun kalma tazminatının mirastan bağımsız bir alacak olduğu hususunda doktrinde bir fikir birliği mevcut olmakla birlikte, mirasçılıktan çıkarmanın ya da ölenin daha hayattayken kendi iradesiyle bakım ilişkisini bitirmiş olmasının destekten yoksun kalma tazminatı talebine engel teşkil edeceği hususunda görüşler vardır.

İklim Reyhan SERTOĞLU

 

1 Ayrıntılı bilgi için bkz Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,2018, 778 vd.

2 Gökyayla, Destek, s. 91

3Kadir Emre Gökyayla , Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, 2004, sf 67 vd.

4Desteğin kaybı sonucu orta çıkan zararın dolaylı zarar mı yoksa yansıma zarar mı olduğu doktrinde tartışmalıdır. Dolaylı zarar olduğu yönündeki görüşler için bkz. Fikret Eren , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 2018.

5Oğuzman, Öz , Borçlar Hukuku Genel Hükümler , Cilt 2, 2013, sf 54.

6 Karayolları Trafik Kanununda Destekten Yoksun Kalma Tazminatından SigortaŞirketinin Sorumluluğu, Enes Berk , 2016

7Karayolları Trafik Kanununda Destekten Yoksun Kalma Tazminatından SigortaŞirketinin Sorumluluğu, Enes Berk , 2016

8Destekten Yoksun Kalma (Ölüm) Teminatı: Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır. Söz konusu tazminat miktarının tespitinde ölen kişi esas alınır.

9YHGK., 22.02.2012 T.,2011/1-787 E., 2012/92 K. sayılı karar.

10 Ulusan, İlhan, Borçlar Hukuku ve İş Hukuku Açısından İşverenin İşçiyi Gözetme Borcu, 1990, s. 72.

11Kadir Emre Gökyayla , Destekten Yoksun Kalma Tazminatı , 2004.

12Kadir Emre Gökyayla , Destekten Yoksun Kalma Tazminatı , 2004.

13YHGK., 27. 09. 1967 T., 1967/ 1262 E. , /1967420 K.,

14Tekinay Selahattin Sulhi, Ölüm Sebebiyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı, Ġstanbul

1963, s. 71.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

+ AdaletMedya İnstagram Hesabımızı Takip Edin
ads