• DOLAR
    $1.974,8100
  • EURO
    $0,5929
  • ALTIN
    $32.066,9600
  • BIST
    $122,6000
İlhan İŞMAN
İlhan  İŞMAN
email.gizlidir@adaletmedya.net
Değişimi Hisset, Dönüşüme Ortak Ol…
  • 05 Şubat 2021 Cuma
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

21. yüzyılda siyasetten-ekonomiye, şirket yönetiminden-kamu yönetimine, insandan-topluma, bilimden-teknolojiye kadar birçok alanda, verimlilik, etkinlik, etkililik ve kalite unsurlarının ön plana çıktığı çok önemli bir değişim ve dönüşüm süreci yaşanıyor.

Sosyal ve kültürel yaşam, bilgi ve iletişim teknolojilerinin sağladığı imkanlarla zenginleşmekte, kültürel etkileşim artmakta ve sosyal yaşamı ilgilendiren kararların alınmasında bireysel katkıların önemi ve rolü belirginleşiyor.

Değişim şüphesiz ki insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Yaşadığımız çağın en belirgin özelliklerinden biri de değişimin hızlanması ve çok boyutlu hale gelmesidir. Yaşanan değişim, bireyleri olduğu kadar ülkeleri ve kurumları da köklü bir şekilde etkiliyor.

Değişimi zamanında ve doğru bir şekilde algılayarak, kendini yeni koşullara uyarlama becerisi gösteremeyen birey ve kurumlar, değişimin kurbanı haline gelebilmekte ve durumları kötüleşmektedir. Diğer yandan, değişimi zamanında ve doğru algılayan, sağlıklı tepki gösterenler ise, kendi hedefleri ile değişen ortam arasında örtüşen alanları yakalayabilmekte, değişimin getirdiği belirsizlikleri azaltmakta ve değişim sürecini konumlarını iyileştirme yolunda bir fırsata dönüştürebilmekteler.

Dünyada yaşanan çok yönlü değişim; özellikle yönetim anlayışında ve klasik bürokratik yapılarda köklü bir yeniden yapılanmayı da gündeme getirmiştir. Klasik bürokratik anlayış yerini, yönetenlerle yönetilenlerin karşılıklı etkileşimini sağlayan “yönetişim” anlayışına bırakmaktadır.

Teknolojinin baş döndürücü bir hızda ilerlediği günümüzde artık “Bilgi Toplumu” kavramından söz edilmektedir. Bilgi toplumuna giden yol ise eğitim ve gerekli insan kaynağının planlanması ve yetiştirilmesinden geçmektedir. Toplumun tüm kesimlerini, yaşam boyu eğitim yaklaşımı ile bilgi toplumunun gerekli kıldığı yeteneklerle donatmak gerekiyor.

Zaman içerisinde kavramlar artık yerlerini yeni kavramlara bırakdı.

  • İdare etme anlayışından-yönetişime,
  • bürokrasi merkezli yapıdan- birey ve toplum merkezli yapıya,
  • tek taraflı belirleyicilikten-çok yönlü katılıma,
  • gündelik sorunlarla boğuşmaktan-stratejik yönetime,
  • girdi odaklılıktan-sonuç odaklılığa,
  • aşırı ve hantal bürokrasiden-etkinliğe,
  • kapalılık ve gizlilik kültüründen-saydamlığa,
  • hiyerarşik ve kurallara dayalı denetimden- risk ve performansa dayalı çok aktörlü denetime, hızlı bir geçiş süreci yaşanmaktadır.

Kamu ve vatandaşın düşünüş ve davranış kalıplarındaki değişim, bir yandan vatandaşın yönetime olan güvenini tazelerken, diğer yandan kamu yönetiminin halka güveni esas alan mekanizmaları oluşturma çabalarını da artırmaktadır.

Günümüzde artık katılımcılık, şeffaflık, hesap verebilirlik, etkililik, sonuca odaklılık, insan haklarına saygı, bürokratik işlemlerde ve mevzuatta sadelik, bilgi teknolojilerinden yararlanma, vb. insan odaklı kurumsal yönetim ilkeleri kamu yönetimi alanında da ön plana çıkmıştır.

Bu amaçla öncelikle iş dünyası ve vatandaşın yoğun olarak kullandığı hizmetlerden başlayarak; birlikte işleyen, veri paylaşımını esas alan, maliyetleri en aza indiren, etkin ve vatandaş odaklı iş süreçlerinin yeniden tasarlandığı e-Devlet yapısına doğru yol alınmaktadır.

Bu yaklaşım yönetimi etkin kılacak, vatandaşa yaklaştıracak ve hizmet odaklı fırsatları da beraberinde getirecektir. Ülkemizde Bilgi Toplumuna Dönüşüm Stratejisi Eylem Planı ile e-devlete giden yolda yapılması gerekenler tartışılırken, gelişmiş ülkeler m-devlet, yani mobil devlete geçiş sürecinde hızla ilerlemektedir.

Devletin varlık nedeni vatandaşlarına hizmet etmektir. İnsanların devlete değil, devletin vatandaşa ve topluma hizmet etmesi anlayışı önem kazanmıştır. Bu kadim medeniyet “İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın” felsefesi ile bugünlere gelmiştir.

Dünyanın birçok ülkesinde yönetimde insan odaklı kurumsal yönetim anlayışının egemen olması gerektiği tartışılmaktadır. İnsan odaklı Kurumsal yönetim anlayışı, kamu kurumunun ilişkide olduğu tüm kesimlere karşı adil, şeffaf, sorumlu ve hesap verebilir olmasını içermektedir. İnsan odaklı Kurumsal yönetim sadece yapısal önlemlerle değil, aynı zamanda insan odaklı kurumsal yönetim ilkelerinin hayata geçirildiği yönetim anlayışı ile etkinliği sağlayabilir.

Kamu Hizmetlerinin daha kaliteli, hızlı ve verimli bir biçimde yürütülmesi kamu yönetimi anlayışının temel hedeflerinden biri olmalıdır. Bu hedef doğrultusunda öncelikle vatandaşları zaman kaybına, gereksiz masrafa, bezginliğe ve yorgunluğa sevk edecek; çağdaş hizmet standartlarının gerisinde kalan hizmet anlayışı yerine “İnsan odaklı kamu hizmeti kültürü” yerleştirilmelidir.

Kamu hizmetlerinin belirlenmesinde, yürütülmesinde ve denetlenmesinde, insan odaklı yönetim anlayışının gereği olarak; her türlü soru, sorun, dilek, istek, öneri ve taleplerin iletilebileceği çoklu iletişim kanalları ile etkili ve sürekli bir iletişim altyapısının kurulması sağlıklı bir biçimde etkin ve etkili olarak çalıştırılması gerekmektedir.

İnsan ilişkilerinde karşılıklı saygı ve hoşgörüyü, çözüm odaklı empatik yaklaşımı gözeten davranışların çalışanlara kazandırılması, vatandaş ilişkileri yönetimi anlayışının etkin kılınması zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Böylelikle vatandaş, kendisini yönetimin bir parçası olarak görmeye başlayacak, vatandaşın bilgilendirildiği ve katıldığı kararların uygulanması da kolaylaşacaktır.

İnsan odaklı yönetim anlayışına sahip kamu kurum ve kuruluşları sürekli hizmet gelişimini sağlamak için; sistematik olarak kamu hizmetlerini iyileştirmeye, kalite, verimlilik ve etkililiğini artırmaya yönelik çalışmalar yapmalıdır. Fırsatların kollanması, hizmetler üzerinde etkisi olan iş süreçlerinin iyileştirilmesine yönelik temel hususların belirlenmesi ve sürekli gelişimi teşvik edecek yöntemlerin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Kamu Yönetimi anlayışının geliştirilmesinde verimlilik, etkinlik ve performansın artırılmasında, personelin bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda eğitilmesi önem kazanmıştır.

Çalışanların performansını etkin bir şekilde ölçen performans yönetim sistemini oluşturmak, yetki devri ile birlikte hesap verme sorumluluğu ve yönetsel saydamlık güçlendirilmelidir. Yöneticilerin ve çalışanların politika ve strateji oluşturma kapasitesinin geliştirilmesi ve kamu hizmetlerinin sunumunda kalite anlayışının ve bu amaca yönelik yöntemlerin yerleştirilmesi temel ilkeler olarak benimsenmelidir.

Kamu hizmetlerinin yürütümünde ve sunumunda hız, kalite, verimlilik ve etkinlik sağlanmalıdır. Görev ve sorumluluklar açıkça tanımlanmalı, görevlerin yerine getiriliş standartları vatandaşların rahatı ve ihtiyaçları doğrultusunda yeniden ele alınmalıdır. Hiyerarşik kademeler olabildiğince azaltılarak yetkiler, mümkün olduğu kadar sorunun çözümüne en yakın yere verilmelidir. Kamu görevlilerinin vatandaşa karşı sorumluluk bilinci geliştirilmeli ve kamu hizmetlerinin sunumunda herkese eşit ve adil davranılması sağlanmalıdır. İş standartları geliştirilerek çalışanların performansları sürekli iyileştirilmeli ve hizmetlere yansıtılmalıdır.

Karar alma ve uygulama süreçleri katılıma açık hale getirilmeli, (Devletin bekasını ilgilendiren konular dışında) gereksiz gizlilik ortadan kaldırılmalı, şeffaflık ve katılım artırılmalı, sistem kendi kendini yenileyen ve geliştiren bir yapıya kavuşturulmalıdır. Tüm kamu kurumlarında nitelikli hizmet sunumu için, performans yönetimi, zaman yönetimi, toplam kalite yönetimi, çatışma yönetimi, etik ve itibar yönetimi vb çağdaş yönetim tekniklerinden yararlanılmalıdır.

Bu anlayışın yerleşmesinde yöneticiler kadar çalışanlara da önemli görevler düşmektedir. tüm Çalışanların yetkinliklerinin artırılması, sunulan hizmetlerin sürekli iyileştirilmesi ve geliştirilmesi için, çalışanların içtenlikle katılımlarının sağlanması ve kendilerinden beklenen yükümlülükleri tam olarak yerine getirmeleri gereklidir.

Kamu performansının iyileştirilmesi amacıyla, zihinsel dönüşüm mutlaka gerçekleştirilmelidir. Bu doğrultuda topyekun bir çaba başlatılmalı, tüm çalışanların bu kavram ve yaklaşımları içselleştirmesi sağlanmalıdır. İlk adımlar kurum üst yöneticileri tarafından başlatılmalı ve stratejik yönetim anlayışı ile süreç adım adım tamamlanmalıdır.

Zaman hızla akıp geçiyor. Biz Endüstri 4.0’a nasıl yetişebiliriz, adapte oluruz diye düşünürken, Japonlar Toplum 5.0’ı Dünya gündemine taşıdılar. Ar-Ge ve İnovasyonu geliştirerek bu yarışta geride kalmamak adına, gereksiz kısır çekişmeleri bir yana bırakıp çok çalışmamız gerektiği ortadadır. İnsan odaklı Liderlikle ülkemizi ve insanımızı geleceğe taşımalıyız.

Sonuç

21. yüzyılda ülkemizi çağdaş bir yönetim zihniyetine ve yapısına kavuşturmak için zaman kaybedemeyiz. Çağın imkanlarına uygun her türlü teknolojik gelişimi yakınen izlemeli ve geleceğe dönük bir vizyonla, bilgi toplumu olma yolunda, hiç vakit kaybetmeden, somut,hızlı adımlar atmalıyız.

Dünle beraber gitti, cancağazım,

Ne kadar söz varsa düne ait.

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Mevlana Celaleddin Rum-i (1207-1273)

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

AdaletMedya İnstagram Hesabımız
ads
– Resmi Twitter Hesabımız