• DOLAR
    7,9079
  • EURO
    9,4370
  • ALTIN
    461,84
  • BIST
    10,5785
Dava Dilekçesindeki İfadeleri Nedeniyle Kınama Cezası Alan Avukatın Bireysel Başvurusunda İhlal Kararı Çıktı

Dava Dilekçesindeki İfadeleri Nedeniyle Kınama Cezası Alan Avukatın Bireysel Başvurusunda İhlal Kararı Çıktı

Anayasa Mahkemesi, dava dilekçesinde kullandığı ifadeler nedeniyle baro tarafından kınama cezası verilen avukatın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi.

Yüksek Mahkemenin Resmi Gazete’de yayımlanan kararına göre, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat Ufuk Çorbacı, bir müvekkilinin davasında dinlenen tanık beyanlarına karşı dilekçe sundu. Dilekçede, dinlenen bir tanığın karşı taraf ile yakınlığının bulunduğunu belirten avukat Çorbacı, bunu kanıtlamak için çeşitli beyanlarda bulundu.

Tanık ise kendisiyle ilgili ifadelerinin hakaret içerdiği gerekçesiyle avukat Ufuk Çorbacı’yı şikayet etti.

İstanbul Barosu, avukatın tanık hakkındaki ifadelerini, “savunmayı aşan hakaret” kabul ederek Çorbacı’ya kınama cezası verdi.

Kınama cezasının kaldırılması için yaptığı başvurular ve açtığı dava reddedilen avukat Ufuk Çorbacı, “duruşmada dinlenen tanık ile davalının oğlunun sevgili olduğunu, bu kişinin tanıklığına itibar edilmemesi amacıyla bu bilgiye dilekçesinde yer verdiğini” belirterek, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Avukat Çorbacı, dava dilekçesinde kullandığı ifadeler nedeniyle baronun kınama cezası vermesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini öne sürdü.

Yeniden yargılama yapılacak

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedildi.

Gerekçede, ilk derece mahkemesi kararı incelendiğinde, disiplin cezasına konu edilen isnada ilişkin hiçbir hususun kararda tartışılmadığı vurgulandı.

Mahkeme tarafından başvurucunun, “dilekçede tanık için kullandığı ifadelere ona zarar vermek için değil, tanık ile davalı arasındaki yakınlığı ortaya koymak suretiyle tanıklığına itibar edilmemesi amacıyla yer verdiğine” ilişkin savunmasının da dikkate alınmadığı ifade edilen gerekçede, “Tanığın beyanlarının güvenilirliği açısından taraflarla yakınlığının sorgulanmasının yargılamanın sıhhati üzerindeki tesirine ilişkin olarak da gerekçeli kararda bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesinin başvurucunun disiplin cezası ile tecziyesinin zorunlu toplumsal bir ihtiyaca karşılık geldiğini ilgili ve yeterli bir gerekçe ile ortaya koyduğunun kabul edilmesi mümkün olmamıştır.” tespiti yapıldı.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

+ AdaletMedya İnstagram Hesabımızı Takip Edin
ads