• DOLAR
    $1.751,3200
  • EURO
    $0,5252
  • ALTIN
    $29.668,5700
  • BIST
    $106,6200
İlhan İŞMAN
İlhan  İŞMAN
email.gizlidir@adaletmedya.net
Çalışıyorum Ama Tükeniyorum Dememek İçin
  • 20 Ocak 2021 Çarşamba
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Hepimiz ailemizin geçimini sağlamak için çalışmak zorundayız. Ömrümüzün uyku haricindeki büyük bir bölümünü işyerlerinde çalışarak geçiriyoruz. Çalışma hayatında çoğu zaman verimliliği olumsuz etkileyen, çatışmalar, çekişmeler ve gerilimler yaşadığımız da yadsınamaz bir gerçek.İş ortamında özellikle psikolojik taciz(mobbing),ayrımcılık, dışlama, damgalama, kötü muamele, iletişim çatışmaları, öfke patlamaları, tükenmişlik, stres, depresyon,kaygı bozukluğu ve bağımlılık gibi psiko-sosyal sorunlarla karşılaşıyor, onlarla başetmek, mücadele etmek zorunda kalıyoruz.

Bu sorunlar önlenemediği veya çözümlenemediği durumlarda, (Allah Korusun) intihar ya da cinayete kadar gidebilecek ileri düzeyde travmalar ortaya çıkabiliyor.Özellikle haberleri geçmişe doğru taradığımızda, işyeri kaynaklı cinayet ve intiharları görüyor, bu acı gerçekle yüzleşiyoruz.

Bu travmaların sadece çalışanı değil, işyerini, aileyi ve sosyal çevreyi de derinden etkilediğini görüyoruz. Eşler arası çatışmalar, boşanmalar, çocuklarla iletişim sorunları, alkol ve madde bağımlılığı gibi domine etkisi ile, can yakıcı toplumsal sorunlar ortaya çıkıyor.

İş yerlerinde ortaya çıkan bu durum, aile ve sosyal çevreyle ilgili sorunları tetiklediği gibi; aile ve sosyal çevreden kaynaklı sorunlar da çalışanın iş yerinde sorunlar yaşanmasına neden olabiliyor. Bu sorunlar çözümlenmediğinde hem işyeri hem aile,hem de doğal olarak toplumsal yaşamda ortaya çıkan yıkıcı etkileri bire bir yaşıyoruz.

Diğer yandan, çalışanların ve yöneticilerin işinde ehliyet ve liyakat sahibi olmaması, liderlik becerilerinin yetersizliği,akraba kayırmacılığı;beraberinde başarısızlığı,iletişim çatışmalarını, çekişmeleri ve gruplaşmaları ortaya çıkarıyor. Sonuçta; bu durumdan başta çalışanlar olmak üzere, işyeri, aile ve tüm toplum zarar görüyor.

Aynı zamanda “BeşeriSermayemiz” olan deneyimli, birikimli kalifiye insan gücümüzün de doğru ve yerinde kullanılmasını engelliyor. Çalışma barışınıbozuyor. Onurlu çalışma hakkın ısekteye uğratıyor.

Hiç kuşku yok ki, gelişmiş ülkelerde uygulanan, psiko-sosyal destek modelleriçalışma barışına katkı sağlıyor, uygulayan ülkelerde verimliliği artırarak, çok önemli uluslararası rekabet avantajlarısağlıyor.

Ülkemiz adına pozitif bir yaklaşımla; çalışma ortamlarında yaşanan sorunları doğru tespit etmek ve makul, mantıklı, objektif çözüm önerilerinde bulunmak, bu alanda kurulan başta Mobbing ile Mücadele Derneği olmak üzere, STK’ların da ortak amaçları arasında.

Çalışma barışını geliştirmek, verimliliği artırmak, iş kazası ve meslek hastalıklarını en aza indirmek, uluslararası alanda sürdürülebilir bir rekabet avantajı sağlamak için, ülkemizde psiko-sosyal destek sistemlerini hayata geçirmemiz, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğine ışık tutacak, çalışma barışına da önemli katkılar sağlayacaktır.

Yapılması gereken sistem yaklaşımı ile;psiko-sosyal sorunlar yaşayan çalışanlar kadar, sorunun yaşandığı iş ortamı, diğer çalışanlar ve yöneticilerin de analiz edilerek bütüncül bir yaklaşımla konunun ele alınmasıdır.İnsan bedenen, ruhen ve sosyal yönden sağlıklı ise kendisi, sosyal çevresi ve ülkesi için fayda üretebilir. Çalışanlar için işyerinin sadece fiziki koşullarının güvenli olması yetmez, çalışanın psiko-sosyal sağlığını koruyacak bir çalışma ortamının sağlanması da iş sağlığı ve güvenliği politikalarının temel amaçları arasındadır.

Aslında sorunun temel kaynağının eğitim, danışmanlık ve rehberlik çalışmalarının olmaması sonucu ortaya çıkan, İletişim ve liderlik becerilerinin yetersizliği olduğunu söyleyebiliriz.

Hiç kuşku yok ki; bedenen, ruhen ve sosyal yönden iyilik halinde olmayançalışanların; kendisi, diğer çalışanlar ve sosyal çevresi için tehlike oluşturduğunu, üretkenliği zayıflattığını, ülkemiz adına üretilecek katma değeri azalttığını söylemek yanlış olmaz. İşyerlerinde meydana gelen iş kazalarının ve meslek hastalıklarının etkenleri arasında psiko-sosyal risklerin de olduğu,mutlaka değerlendirilmelidir.

Kamu ve özel sektör işyerlerinde, çalışma ortamlarında psiko-destek sağlayan birimler oluşturulmalıdır. Psikoloji, sosyal çalışma(sosyal hizmet) ve psikolojik danışma ve rehberlik lisans programlarından mezun olanlar, çalışana psiko-sosyal destek uzmanı olarak sertifikalandırılmalı, istihdam edilmeleri sağlanmalıdır. Bu uzmanlar, işyeri hekimleri gibi işyerinin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre belirlenecek saatlerde hizmet sunabilirler. Psiko-sosyal riskleri önlemek amacıyla yöneticilere ve çalışanlara yönelik farkındalık eğitimleri verilmesi faydalı olacaktır. İşyerinde psiko-sosyal sorunlardan etkilenen çalışanlara,psiko-sosyal destek sunulması, çalışma barışını geliştirecek,motivasyon ve verimliliği artıracaktır.

Çalışanların aile ve sosyal çevreyle ilgili sorunlarını aşmasına yardımcı olunması da çalışanların iş performansını ve iş kazalarına karşı motivasyonunu olumlu yönde etkileyecektir. İş kazaları ve meslek hastalıklarına yönelik her türlü farkındalık çalışmalarına rağmen, maalesef ülkemizde önemli sayıda çalışanın tedbirsiz davranışları sonucu, iş kazaları ve meslek hastalıklarına maruz kaldıkları görülmektedir.

Çalışma ortamlarında insanın psiko-sosyal davranışları konusunda yetkin profesyonellerce, risklerin önceden ortaya konulması çok önemlidir. Çalışanların mental, ruhsal ve kültürel özelliklerine uygun birey, grup ve topluluk odaklı farkındalık çalışmalarıyla, önleyici, tedbirli davranış geliştirilmesinin, iş kazaları ve meslek hastalıkları göz önüne alındığında, daha az maliyetli olacağı değerlendirilmektedir. Kanaatim odur ki; Psiko-sosyal destek modellerinin hayata geçirilmesi ile çalışma hayatında davranış ve tutum değişikliği ortaya çıkacak, Mobbing başta olmak üzere, iş kazası ve meslek hastalıklarının da azalacağı görülecektir.

Sonuç:Ülkemiz adına amaç; Çalışanların yaşadıkları psiko-sosyal sorunları büyümeden ve yıkıcı etkileri ortaya çıkmadan çözerek, işyerinde çalışma huzurunu ve güvenliğini korumak ve iş verimliliğini artırmak olmalıdır. Çalışanların psiko-sosyal sorunlarının çözümüne yönelik hizmet modellerinin biran önce hayata geçirilmesi ülkemiz için önemli bir kazanım olacaktır.

 

İlhan İŞMAN

Mobbing ile Mücadele Derneği Genel Başkanı

 

 

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

AdaletMedya İnstagram Hesabımız
ads
– Resmi Twitter Hesabımız