• DOLAR
    5,6913
    % 0,59
  • EURO
    6,3238
    % 0,90
  • ALTIN
    272,3742
    % -0,13
  • BIST
    103.072
    % 0,61
Gökhan ÖZKAN
Gökhan  ÖZKAN
epostagizlidirr@adaletmedya.net
Yargı Reformu Strateji Belgesi ve Yargı Çalışanları
  • 01 Temmuz 2019 Pazartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

30/05/2019 tarihinde Sn. Cumhurbaşkanı tarafından kamuoyu ile paylaşılan “ Yargı Reformu Strateji Belgesi”’nin bizzat Sn. Cumhurbaşkanının ağzından ifadesini bulan bu belgenin yargıdaki geniş ve kapsamlı bir reformun başlangıcı hatta geçmiş yıllardan devam ede gelen bir reform sürecinin parçası olduğu apaçık ortada olmakla birlikte hazırlık çalışmalarının çok daha önceye dayandığı görülüyor.

Yargı reformu strateji belgesi AB kriterlerine uygunluk noktasında ileri bir adım olarak değerlendirilmekle birlikte bu strateji belgesinin aslında AB kriteri değil, Ankara kriteri olduğu en yetkili ağızdan dile getirildi.

Yargı reformu strateji belgesinin iki temel anlayış üzerinden yükseldiğini, bunlardan birinin hak ve özgürlükler, demokrasinin güçlendirilmesi ile hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, ikincisinin ise yargı bağımsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi olduğunu görüyoruz.

Bu belge kamuoyu ile paylaşılmadan önce de gerek “ yargıda hedef süre” , “elektronik tebligata geçişin sağlanması” ve gerekse de “ alternatif uyuşmazlık çözüm” yollarının hem kurumsal hem de yasal bir zemine oturtulmuş olması, söz konusu reform strateji belgesinin uzun soluklu bir reformun parçası olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Hak ve özgüklerin korunması, yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi, insan kaynaklarının nitelik ve niceleğinin artırılması, performans ve verimliliğin artırılması, savunma hakkının etkin kullaımının sağlanması, adalete erişimin kolaylaştırılması ve hizmetlerden memnuniyetin artırılması, alternatif uyuşmazlık yöntemlerinin geliştirilmesi ve etkin kılınması gibi pek çok amacı içinde barındıran stateji belgesi, insan haklarının geliştirilmesi ve vatandaşların yargıya olan güveninin artırılması noktasında değerlendirildiğinde olumlu olmakla birlikte zaman içinde yasal zeminin bu reform ihtiyacına doğru orantılı olarak oluşturulması ile daha etkin bir reform süreci yaşacağımızı ümit ediyorum.

Hakimlerin ceza ve hukuk olarak uzmanlaşmalarının sağlanması, ihtisas mahkemelerinde artışa gidilecek olması, istinaf mahkemelerinin güçlendirilerek vatandaşın nihai karara ulaşma süresinin ve adaletin daha erken tecelli etmesi gibi yenilikler sadece belge üzerinde kalmadığı müddetçe olumlu sayılabilecek adımlar olarak nitelendirilebilir.

Hakim ve savcılara coğrafi teminat getirilmesi, personel eğitim merkezlerinin niteliğinin geliştirilmesi ve nicelik olarak sayılarının artırılması, ceza mahkemelerinin 24 saat esasına göre çalışacak olması, adliyelerin fiziki şartlarının geliştirilmesi, adalet meslek eğitiminin etkinliğinin artırılması, belirli şartları taşıyan avukatlara yeşil pasaport imkanının getirilmesi gibi daha bir çok konuda perspektif ortaya koyan, hakim ve savcı yardımcılığı kurumunun getirilerek hakimlik ve savcılık kurumunun güçlendirilmesi gibi amaçlar ortaya koyan strateji belgesinin pek çok noktada olumlu olarak değerlendirilebilecek hususları içinde barındırdığını gözlemlemek mümkün.

Ancak yargı reformu strateji belgesi tamamen incelendiği taktirde görüleceği üzere insan unsurunun amaçlar, ulusal ve uluslararası normlar arasında eridğini görüyoruz. Pek tabidir ki bir reform belgesi geleceğe dair çıkarımlar sunmak zorundadır. Bu konuda hem fikir olmakla birlikte yargı çalışanını ilgilendiren boyutu ile yargı reformunun bütüncül bir anlaşıyla hazırlanmamış olduğunu anlıyoruz.

Yargı reformu strateji belgesi hazırlanırken geniş katılımlı, yargının bileşeni tüm STK ve sendikaların sürece dahil edilmemiş olduğunu, sendikalardan yükselen serzenişleri dikkate alarak gözlemleyebiliriz.

Yargıyı sadece avukat, hakim-savcı ve bir şekilde hukuka değmiş vatandaş bağlamında değerlendirmek eksik bir yaklaşım olmuştur.

Yargının etkin ve verimli işleyişinin sağlanması, daha hızlı ve isabetli kararlarla donatılmış bir yargı erki herkesin özlemi olup bu işin mutfağının geliştirilmesi bu amaca en çok hizmet edecek husus olacaktır.

Yargının mutfağı ise bize göre yargı çalışanıdır. Yargı çalışanlarının hem özlük hem de mali haklarının amaçların arasına dahil edilmesi gerekirdi. Çünkü yargıyı olması gereken yere taşıyacak olan hali hazırda çalışan büyük bir yargı çalışanı kitlesi ve daha sonraki yıllarda bu yükü omuzlayacak olan aday yargı çalışanlarıdır.

Yargıyı, çalışandan ayrı telakki etmek doğru sonuçlara bizleri taşıyamayacaktır. Ceza mahkemelerinde 24 saat esasının getirilmesi vatandaş ve yargının hızlı işlemesi noktasında olumlu bir adım olmakla birlikte yoğun iş yükü altında çalışan personel için çokça bir anlam ifade etmemektedir. Hali hazırda tuttuğu nöbetin ücretini ve bazı durumlarda fazla mesai yapmak zorunda kalıp karşılığını alamayan yargı çalışanı için pratik adımların atılması elzemdir.

Kariyer ve liyakatin derc olunduğu mevcut devlet memurları kanununda dahi bir memurun yükselebileceği kadroların bulunması ve buna uygun yol ve imkanların tanımlanmış olması karşısında yeni yargı reformu strateji belgesinde yargı çalışanının tek kariyer basamağı olan kurumunda yazı işleri müdürü olma imkanının “ kariyer meslek” ve “ hukuk eğitimi almış olmak” şeklinde tanımlanabilecek iki temel gerekçe ile daraltılmış olması ve yazı işleri müdürlüğü kadrosunun kurum dışından başvurulara açık hale getirilmesi yargının etkin ve verimli işleyişine olumlu bir katkı sunacağı noktasındaki endişeleri içinde barındırmaktadır.

Yargı reformu strateji belgesinin kurum çalışanlarının, kariyer basamaklarında ilerleyişi noktasındaki eksikliklerini bu şekilde tanımlamakla birlikte bu reformu destekleyecek ve eşgüdümü sağlayacak olan sendikaların da sürece dahil edilmesi kaçınılmazdır.

Yargı reformunu bir kurum nezdinde düşünme sığlığında olmamakla birlikte geniş anlamıyla yargı erkinin dizaynı olarak görmek lazım ancak yargı erkini işler hale getiren çalışan unsurunu ise daha fazla sürece dahil etmek gerektiği de aşikar olup reform sürecinin buna uygun şekilde revize edilmesi gerçeği de hem çalışanların hem de sendikaların talepleri ile örtüşecektir.

Yargıda yeni vizyon ve perspekktifler belirlenirken ulusal ve uluslarası değerler ile evrensel hukuk kuralları kaygılarının yanı sıra insan ögesinin daha fazla ön plana çıkartılması daha fazla pratik değer taşıyacak bir yaklaşım biçimi olacaktır. 01/07/2019

Gökhan ÖZKAN

Katılım Yargı-Sen Genel Başkanı

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?