• DOLAR
    5,8142
    %0,02
  • EURO
    6,4740
    %0,16
  • ALTIN
    275,72
    %-0,08
  • BIST
    7,7880
    %0,37
Av. Maşallah MARAL
Av. Maşallah  MARAL
bu.mail-gizlidir@adaletmedya.net
İstihbarat Amaçlı Elde Edilen Bilginin Kullanım Alanı
  • 16 Kasım 2019 Cumartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Ceza muhakemesi hukuku adli amaçlı iletişimin denetlenmesi için getirdiği kesin kuralları önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirine getirmemiştir. Zira önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirinde esnek ve geniş bir uygulama alanı olması kanun koyucuyu bu doğrultuda yönlendirmiş olabilir. 5397 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla elde edilen bilgilerin mahkemede delil olarak kullanılamayacağı hükmü açıktır. Bununla birlikte önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirinde dinleme tedbiri sırasında elde edilen ve somut bir suç unsurunu ortaya çıkaran bilginin ne olacağına dair belirsizlik kanundaki büyük boşluklardandır.

PVSK kapsamında önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirini talep ve uygulama izni alan üç kurum vardır. Bu kurumlar kanunun kendilerine verdikleri yasal sınır içinde bu görevlerini ifa etmek zorundadırlar. Bu kurumlarda bir olan MİT, çalışma ve görevini düzenleyen 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunun 4. maddesinde belirtilen görevleri ifa eder. Polis bu yetkiyi PVSK ek madde 7 – (Ek: 16/6/1985 – 3233/7 md.) “Polis, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde ve sanal ortamda istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır. Devletin diğer istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar.” Kanunda belirtilen bu suçların işlenmesi ihtimaline karşı önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirini uygular. Diğer bir kurum olan Jandarma ise 2803 sayılı JTGY Kanunun madde 7 – (Değişik: 25/7/2016-KHK-668/9 md.; Aynen kabul: 8/11/2016-6755/9 md.) “a) Mülki görevleri; Emniyet ve asayiş ile kamu düzenini sağlamak, korumak ve kollamak, kaçakçılığı men, takip ve tahkik etmek, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak ve uygulamak, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin dış korunmalarını yapmak, (b) ve (c) bentlerinde belirtilen görevler dışında kalan ve diğer kanun ve nizam hükümlerinin icrası ile bunlara dayalı emir ve kararlarla Jandarmaya verilen görevleri yapmak” olarak belirtmiştir. Kendi mevzuatları dışında Terörle Mücadele Kanunu mülga 10. maddesinde[1] işlenmesi muhtemel suçların önlenmesi için gerekli tedbiri alma yükümlüleri de bulunuyordu.[2]

Kanun koyucu aşağıda belirttiğimiz suçların önlenmesi amacı dışında, önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbiri ile elde edilen bilgilerinin başka bir yerde delil olarak kullanılamayacağını açıkça belirtmiştir. Bu suçlara PVSK ek-7, JTGYK ek-5 ve MİT Kanunu 3. ve 6. madde hükümlerinde yer verilmiştir.

  1. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu(TCK 188)
  1. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçu (TCK 282: bu madde listeye 2012 değişikliği ile eklenmiştir),
  2. Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün (TCK 220) faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlar;

ç.   305,318, 319, 323, 324, 325, ve 332’nci madde hariç, TCK İkinci Kitap, Dördüncü Kısmın, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (TCK 302, 303, 304, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 320, 321, 322, 326, 327, 332, 333, 334, 336, 339)

Bu suçlardan başka, Terörle Mücadele Kanunun 10. maddesinde CMK 250 ile kurulan ağır ceza mahkemelerine de atıf yapıldığı için, TMK da yer alan diğer suçlar da önleme denetlenmesine tabi suçlar arasında idi. Ancak TMK 9. maddesi, 2012-6352 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldı. 2014-6265 sayılı Kanunun ağır ceza mahkemelerinin görev alanını genişleten düzenlemesi ile Mahkemeler Teşkilatı Kanununun 12. maddesine bu suçlar tekrar eklenmiştir.”[3]

Burada bir konunun açıklanması gerekmektedir Önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbiri tamamen şüphe üzerine olup muhtemel suçların önlenmesi için bilgi toplanması ve toplanan bu bilgiler ışığında yukarıda belirttiğimiz suçların önlenmesini amaçlamaktadır. Adli amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirinde belirli bir suç ve sanık mevcut olup ortada işlenmiş veya işlenen bir suç mevcuttur. Zaten suç işlenmişse veya henüz işleniyorsa kolluk kuvvetinin delil toplama zorunluluğu bulunmaktadır. Fakat önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirinde böyle bir durum söz konusu değildir.

Sonuç olarak her ne kadar kanun koyucu adli ve önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirinden elde edilen bilgilerin delil niteliğini açıkça belirtmişse de karşılaşılacak girift bir durumda nasıl hüküm verileceğini açıklamamıştır. Bu da önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirini yürüten personelin işlenmiş ya da işlenmekte olan bir suça rastladığı zaman izleyeceği yolu göstermemiştir. Kanun koyucu yazılı emir veya karar alındığında bunun adli mi yoksa önleme amaçlı olduğunun açıklanmasını emretmiştir. Önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbirinde belirttiğimiz gibi delil elde etme niteliği söz konusu olmadığı için elde edilen bilginin kullanılması da sıkıntılı olacaktır. Bu durumda görevli kişinin elde ettiği bilginin 5397 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında mı değerlendirileceği yoksa TCK 257’nci madde kapsamına mı alınacağı belirsizdir. Kanaatimizce kanun koyucu bu hususu dikkate alarak yapacağı bir ek düzenleme ile bu belirsizliği gidermesi gerekmektedir.

 

(Bu köşe yazısı, Avukat Maşallah MARAL LL.M. tarafından www.adaletmedya.net  sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

[1] Mülga olan bu maddenin yerine 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 1. maddesi düzenlenmiştir.

[2] Taşkın Mustafa, Adli ve İstihbari Amaçlı İletişimin Denetlenmesi, Seçkin Yayınları, Ankara, 2013, s.255

[3] Yenisey Feridun, Nuhoğlu Ayşe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayınları, İstanbul, 2019, s.281

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?