• DOLAR
    5,8139
    %0,02
  • EURO
    6,4711
    %0,11
  • ALTIN
    275,62
    %-0,12
  • BIST
    7,7687
    %0,12
Adalet Bakanı Gül: “Yargının Hataya Düşme Lüksü, Pardon Deme Lüksü Yoktur”

Adalet Bakanı Gül: “Yargının Hataya Düşme Lüksü, Pardon Deme Lüksü Yoktur”

Mağdur Hakları Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan “Ceza Adalet Sisteminde Mağdur Haklarının Güçlendirilmesi (CEMRE) Projesi ile adli süreçte mağdurlara ve özellikle kırılgan gruplara yönelik onarıcı adalet ve sosyal hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde etkin, sürdürülebilir ve ulaşılabilir mağdur destek sistemi kurulmasına katkı sağlanması amaçlanmıştır.


CEMRE projesi ile;

*Mevcut Hukuki Çerçevenin ve Uygulamanın Analizi ile İhtiyaçların Belirlenmesi,
* AB En İyi Uygulamalarının Karşılaştırmalı Analizinin Gerçekleştirilmesi,
* Gerçekleştirilen Analiz Çalışmaları Doğrultusunda Stratejik Plan Hazırlanması,
* Mağdurların Korunmasına İlişkin Model Önerisi ve Pilot Birimlerin Uygulamaya Geçmesi,
* Gerekli Mevzuat Değişikliği ve Rehber İlke Taslaklarının Hazırlanması,
* Eğitim,
* Toplumun Mağdur Hakları Konusunda Farkındalığının Artırılması,
bileşenleri ele alınmıştı ve İspanya Krallığı ve Ülkemiz işbirliği ile yürütülmekte olan ve 20/04/2017 tarihinde başlayıp  2.200.000 Euro bütçeli projenin Haziran 2019’da sona ereceği bildirilmişti.

Ankara Hakimevi’nde Cemre Porjesi’nin Kapanış Toplantısı Yapıldı

Ceza İşleri Genel Müdürü Aytekin Sakarya proje hakkında ‘’özellikle ceza yargılamasında mağdur haklarının ve uygulamalarının güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Bunun için yapılması gerekli hususların gözden geçirilerek bir mağdur hakları yol haritası hazırlanmıştır. Bilindiğini üzere suça maruz kalan kişilerin kimlik örselenmelerinin önüne geçilebilmesi için proje öncesinde atılan önemli adımlardan birisi de adli görüşme odalarıdır. Bu önemli adımın desteklenerek suça maruz kalan kişilerin etkili şekilde bilgilendirilmesi ve adli süreçlerde kendilerine uzman desteği sağlanması amacıyla Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri yedi blok adliyede hizmete geçmiştir. CEMRE projesi kapsamda tasarlanan bu model ile ülkemizde en uygun, etkin ve sürdürülebilir bir mağdur destek modelinin oluşturulması amaçlanmıştır, burada hedef kitle tüm suç mağdurları olmayıp, kırılgan grupta yer alan, daha çok çocuklar, yaşlılar, kadınlar, engelliler ve dezavantajlı mağdurlardır.” dedi.

Bilgilendirme ve Yönlendirme Bürosu, Kırılgan Grup Destek Bürosu, Ceza Yargılaması Destek Bürosu ve Hukuk Yargılaması Destek Bürosu olmak üzere müdürlüklerin 4 ana birimden oluştuğunu, hedefler arasında Sakarya, İstanbul Anadolu, İzmir, Adana, Eskişehir, Samsun, Malatya ve Rize adliyelerinde kurulan müdürlük sayısının her yıl artırılmasının olduğunu açıkladı.

 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Cemre projesinin kapanış törenine katılarak “Yargının hiçbir şekilde ‘pardon’ deme lüksünün olmadığı inancıyla ve bu konuda herkesin güvendiği, sığındığı tek liman yargının, hiçbir şekilde hataya düşme lüksü yoktur, özellikle bu çerçevede kanun yolunu genişleterek, bir başka gözle de uygulamadaki farklılıkları ortadan kaldırıcı düzenlemenin yapılmasına zaruri ihtiyaç vardır. Özellikle İstinaf, çok önemli bir devrimdir. Ancak uygulamadan kaynaklanan bir takım eksiklik ve bir takım farklılıkların düzeltilmesi hukuk devletinde bir görevdir. Bakanlık olarak tüm takvimimiz hazırdır. Birinci yargı paketi, ikinci yargı paketi, üçüncü yargı paketi gibi, meclisimizin takviminin izin ve el verdiği ölçüde, her türlü teknik destek hazırlığımızı yaptık. Bundan sonra tüm gündem elbette meclisimizin takdirindedir” dedi.

Bakan Gül konuşmasının devamında;
“Bir İstinaf aynı konuyla ilgili farklı bir karar verebilmekte, bir başka İstinaf aynı konuyla ilgili farklı karar verebilmektedir. Ama bunların, bir uygulamada farklı bir karar vermeleri kişilerin yargıya olan güvenini zedelemektedir. Bir metin altına imza atmış kişi ‘A’ istinafın da mahkûm olabilmekte, ‘B’ istinafın da beraat edebilmektedir. Peki, hangisi daha doğru? Virgülüne kadar aynı metne imza atmış bir kişi veya aynı bir fiili işlemiş kişi hakkında ‘A’ istinafı mahkûmiyet, ‘B’ istinafı beraat veriyorsa burada yargıya güven elbette artmak zorundadır. Hangisi doğruysa onun bir yeknesaklık haline gelmesi lazım. Bu çerçevede düzenlemelerin yapılması bizim de beklentimizdir” diye konuştu.

 

“YARGIYA GÜVEN ARTACAKTIR”

“Özellikle terörle mücadele olsun, diğer konularda olsun hangi konularda olursa olsun yargı önüne gelen konularda yeni mağduriyetlerin oluşmaması için elinden gelen bütün titizliği göstermek zorundadır. Böylece yargıya güven artacaktır. Bizim tek vazifemiz adaleti tesis etmektir. Aksaray’da pazardaki bir teyzeyi elindeki sebze meyve filesiyle ‘terörist’ gibi alıp, asıl kripto, asıl takıyyecilerle uğraşmayıp ya da bu konuda öncelik sıralamasını yapmayıp, yeni mağdurlar oluşturursanız burada etkin bir terörle mücadele doğmaz. Yargının da esasen hem soruşturma hem kovuşturmalarda bu konuda en hassas çizgiyi koruyarak, mücadele etmesini elbette Türk milleti olarak bekliyoruz. Bu konuda çok önemli gelişmeler ve çok önemli adımlar var.” diyerek “Hiçbir şekilde yargının ‘pardon’ deme lüksünün olmadığı inancıyla ve bu konuda herkesin güvendiği, sığındığı tek liman yargının hiçbir şekilde bir eksiklik, bir hataya düşme lüksü yoktur. Suçlunun da masum olarak gözükmeyeceği bir sistem, hepimizin arzu ettiği konudur. Tüm bu mücadeleleri verirken herkes, yargının bu konudaki yeni mağduriyetler oluşturmadan süreci yönetmesini beklemektedir. Bu konuda Türk hâkimlerine güveniyoruz. Türk yargısı FETÖ’den temizlendikçe, ister alacak verecek davası olsun ister terör yargılaması olsun objektif adalet merkezli olarak çalışmasını sürdürmektedir” ifadelerine yer verdi.

.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?