• DOLAR
    5,8035
    %-0,10
  • EURO
    6,4402
    %0,16
  • ALTIN
    273,16
    %0,11
  • BIST
    7,6617
    %0,26
Av. Begüm GÜREL
Av. Begüm  GÜREL
gizlimaill@adaletmedya.net
Arama Kararının Hukuka Uygunluk Şartları
  • 21 Haziran 2019 Cuma
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Arama Kararının Hukuka Uygunluğu

Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında delillerin hukuka uygunluk şartları doktrinde hala tartışılan konular arasındadır.Arama kararının icrasının hukuka aykırı şekilde gerçekleştirilmesi halinde; elde edilen delilin hükme esas alınması uygulamada halen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.


İşbu makalemizde ise; aramanın ve arama kararının hukuka uygunluk şartlarının neler olması gerektiğine değinilecektir.
Ceza Muhakemesi Kanunu;bireylerin hak ve özgürlüklerine titizlikle yaklaşarak,maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacını taşımaktadır.Aramanın yapılmasında ve arama kararının verilmesinde bireylerin Anayasadan kaynaklanan haklarına zarar vermemek temel prensiptir.Bunun yanında önemle belirtmek gerekir ki; yetkili mercilerin arama kararı verirken ölçülülük esasına uymaları şarttır.
Arama, temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliğini taşıması sebebi ile zorunlu hallerde ve diğer koruma tedbirlerinin yetersiz kalması durumunda yapılması gerekmektedir.Arama yapılırken, kişinin izni aranmaz ise de;avukatının hazır bulunmasına engel olunulamaz.

Arama Kararını Vermeye Yetkili Merciler

CMK m.119/1 kapsamında; hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise, kolluk amirinin yazılı emri ile, konut, iş yeri ve kamuya açık olmayan yerler dışında arama işleminin yapılması mümkündür. Ancak, konuttaki, işyerindeki ve kamuya açık olmayan kapalı alanlardaki aramanın yapılabilmesi hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile olur. Cumhuriyet savcısının yazılı emri olmaksızın, şüpheli gördüğü kişinin evinde veya işyerinde arama yapan kolluğun elde ettiği delil, hukuka aykırı olacağı gibi, işlenen fiil de konut dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturacaktır. Arama, buna ilişkin karar veya emirde belirtilen süre içerisinde yapılmalıdır.
Cumhuriyet Savcısı bizzat arama işlemine katılma yetkisine sahiptir. Arama işlemi bir tutanağa bağlanır. Tutanak, arama işlemine katılmış olanlar ve hazır bulunanlarca imzalanır.


Arama kararında bulunması gereken unsurlar vardır. Bunlar; aramanın nedenini oluşturan fiil, aranacak kişi, aramanın yapılacağı yerin adresi veya eşyanın ne olduğu, karar veya emrin geçerli olacağı süre, aranılacak eşyanın ele geçirilmesi durumunda el konulup konulmayacağıdır.

Arama Çeşitleri

Arama önleme araması ve maddi arama şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
Önleme araması, suç ortaya çıkmadan, suçu engellemeye yönelik yapılan aramadır. Bir kişiyi ya da eylemi hedef almaz.Önleme aramasında ön şart olarak hâkim kararı yahut mülki amir emri aranırken, yalnızca kişinin üzerinin dıştan kontrolü ve aracının dışarıdan görünen bölümlerinin incelenmesi imkânı sağlayan vePolis ve Selahiyat Kanunun 4/A maddesinde düzenlenen önleme aramasında, polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması yeterli görülmüştür. Önleme araması keyfi icra edilemez.

Adli arama ise; ortada suç işlendiğine dair bir ihbar veya makul şüphe mevcut olduğunda yapılan aramadır. Makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir. Adli aramalar kural olarak gündüz yapılır. Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde veya hükümlünün tekrar yakalanmasını gerektiren durumlarda gece araması yapılabilir.

Arama üst, eşya, taşıt, konut, işyeri ve diğer kapalı alanlarda olabilir.Arama kararı olmaksızın bir kimsenin üstünün, yanında taşıdığı eşya veya çantanın, arabasının içinin veya bagajının güvenlik veya başka gerekçe ile aranması, kaba arama, sıvazlama ve elle yoklamaya tabi tutulması hukuka aykırıdır. Kuvvetli şüphe veya 155 ihbarları dahilinde polisin taşıtta arama yapması hukuka aykırı değilse de, o sırada ya da olay mahalline giderken bağlı olduğu birimden mesaj vasıtasıyla dahi olsa yazılı olarak emir almalıdır. Bunun yanında önemle belirtmek gerekir ki; taşıt aramasının önleme araması şeklinde yapılması mümkün değildir.Anayasanın 40. maddesine uygun olarak CMK’nın 141/1-i maddesinde, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında, hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişilerin, maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebilecekleri belirtilmiştir.

ARAMADA ELDE EDİLEN DELİLLER

Aramada elde edilen deliller ancak hukuka uygunsa kullanılabilir. Fakat arama esnasında tesadüfi delil elde edilebilir. Tesadüfi deliller aramanın konusu dışında kalan başka bir suça veya başka bir kişinin işlemiş olduğu suça ilişkin olabilir. Bu durumda arama, şayet hukuka uygunsa; tesadüfi deliller kullanılabilir, fakat değilse kullanılamaz. Örnek verecek olursak;önleme araması adli amaçla yapılmamakla birlikte, önleme araması sırasında bir suç delilinin elde edilmesi mümkündür. Bu durumda elde edilen delil ancak hukuka uygun bir önleme araması icrası sırasında elde edilmişse kullanılabilecektir.

DENIZLI’DE, POLISIN, SOKAKLARDA UYUSTURUCU SATAN KISILERE YONELIK DUZENLEDIGI OPERASYONDA BIR MIKTAR EROIN, ESRAR VE UYUSTURUCU HAPLARLA YAKALANIP, ADLIYEYE SEVK EDILEN 3 SUPHELIDEN 2’SI TUTUKLANDI. DIGER 1 SUPHELI ISE TUTUKSUZ YARGILANMAK UZERE SERBEST BIRAKILDI.(FOTO: RAMAZAN CETIN / DENIZLI, DHA)

Anayasanın madde 38. ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 53. Maddesinden anlaşılacağı üzere; hukuka aykırı olarak elde edilen bulgular delil olarak kullanılamaz.Hâkimin hukuka aykırı delili dosyadan çıkarma hakkı bulunmaktadır. Buna hukuka aykırı delilin uzak etkisi denmektedir.Hukuka aykırı delil,CMK m. 230/1-b hükmü dolayısıyla dosyada bulunsa dahi, hukuka aykırı sunulan bu delillerin yargılama nezdinde karara konu olmaması gerekmektedir.

Eğer ki hukuka aykırı delil, gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla delillerin değiştirilmesi suretiyle elde edilirse, fail, suç delillerini gizleme, yok etme veya değiştirme suçundan sorumlu olmalıdır.

Yürürlükten kalkan CMUK, belge ve kağıtları inceleme yetkisini yalnız hâkime vermişken, CMK bu konuda hakimle birlikte Cumhuriyet Savcısını da yetkili kılmaktadır (m. 122/1). İncelemenin kolluğa bırakılmaması, Anayasal bir ilke olan özel hayatın gizliliğinin de bir gereği ve teminatıdır.

Av. Begüm GÜREL (L.L.M)
Stj. Av. Aslı Kaptanoğlu

KAYNAKÇA
“Arama ve Hukuka Aykırılık” Prof. Dr Ersan Şen makalesi,
“Ceza Muhakemesinde Adli Arama”, TBB Dergisi,
“Hukuka Aykırı Deliller”, Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
“Ceza Muhakemesinde Adli Arama” TBB Dergisi, Duygu Çağlar DOĞAN

Sosyal Medyada Paylaşın:

2 yorum

  1. Yazılarınızı severek takip ediyorum.. Lütfen daha sık yazın.. Sizin yazılarınız bize çok yol gösterici oluyor..

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?