• DOLAR
    5,7047
    %0,13
  • EURO
    6,3180
    %0,09
  • ALTIN
    269,74
    %0,01
  • BIST
    106.781
    %-0,70
Umur Tugay YÜCEL
Umur Tugay  YÜCEL
gizli.email@adaletmedya.net
15 Temmuz: Türk Milletinin Darbeye Karşı Mücadelesi
  • 15 Temmuz 2019 Pazartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

Türk Milleti 15 Temmuz 2016 Cuma akşamı tarihinin en büyük sınavlarından birini verdi. Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana zor bir coğrafyanın çetin şartlarını hep yaşamıştır. Zaman zaman iç tehditlerin zaman zaman dış tehditlerin yükseldiği dönemler hep olmuştur. Lakin hiçbir dönem son yıllar kadar zor olmamıştır. Türk Silahlı Kuvvetleri içinde milletine yabancılaşmış, Yabancı güçlerin piyonu olmuş ve aklı yetilerini kaybetmiş FETÖ’cü grup ile milletine tepeden bakan, milli ve yerli değerlerini unutmuş, dış mihraklara çalışan kompleks bir yapı darbe teşebbüsünü gerçekleştirmeye çalışmıştır. Bu yapı üzerinde çok tecrübeli bir üst aklın varlığını görebiliyoruz. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Türkiye’de olduğu ve ardından ülkeyi terk ettiği iddia edilen ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA’in Milli Haberalma Konseyi (NationalIntelligenceCouncil) eski başkan yardımcısı GrahamE.Fuller hakkında  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yakalama kararı çıkartılmıştır.Daha önce hakkında yakalama kararı verilen eski CIA uzmanı HenriJakBarkey’in 15-16 Temmuz 2016’da Büyükada Splendid Otel’de yapılan toplantıda darbeyi organize edip koordine ettiği gündeme gelmiştir.Ardından 15 Temmuz darbe girişimin elebaşı Fethullah Gülen’in Amerikan resmi makamlarından talep edilmesine rağmen hala Türkiye Cumhuriyeti devletine teslim edilmemiştir. Devletimize karşı yapılan bu darbe teşebbüsüne karşı geleneksel müttefikimiz Amerika’nın duyarsızlığı ve üzerine resmi taleplerimizi gerçekleştirmemesi hem devlet aklı hem de Türk milleti tarafından sorgulanmış ve eleştirilmiştir. Avrupa cephesine baktığımızda da parlak bir tablo göremiyoruz. Avrupa Birliğinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrası darbe ve darbecilere karşı muğlak bir tutum sergilemesi Türk devletini ve Türk milletini derinden sarsmış ve ilişkilerin seyrini değiştirmiştir. NATO gibi uluslararası bir güvenlik örgütlenmesinin FETÖ mensubu askerlere karşı herhangi bir yaptırım uygulamayıp birde suçlu olmadıkları algısı üzerinde durması ilişkilerin sorgulanmasına yol açmıştır. Temennimiz odur ki Avrupa ve ABD geleneksel müttefikleri Türkiye’ye yapılan bu hain darbe teşebbüsüne karşı en sert tepkiyi bir an önce vermeleridir.

Bu darbe heveslisi hain yapıyı incelediğimizde ağırlıklı olarak İstanbul ve Ankara merkezli hareket eden gayet eğitimli ve bilinçli bir grup olarak devletin stratejik kurumlarına yerleşmiş bir örgütün devletimizi yıkıma uğratma planlarınaşahit olduk.

İlk önce Köprüleri işgal ettiler, Uçuşları durdurdular, Emniyeti bombaladılar, Milli İstihbarat Teşkilatına vurdular, Medyayı susturmaya çalıştılar…

Cumhurbaşkanlığı Külliyesine Helikopterler ile saldırdılar, Milletin Meclisini bombaladılar ve Vatandaşın üzerine kurşun sıktılar bununla da yetinmeyip tanklarla üzerlerinden geçtiler.

İşte tüm bunlara rağmen bu vatan aşığı milleti durduramadılar. Damarlarında akan asil kan ile besmelesini çekip şehadete doğru yürüdüler. Kimileri şehit düştü, Kimileri Gazi oldu.

Bu darbe teşebbüsü neticesinde 248 vatandaşımız şehit düşmüştür. 2000’den fazla vatandaşımız ise yaralanarak gazilikünvanı’nı almıştır. Tüm bu acı bilançoya rağmen16 Temmuz sabahı darbe girişimi başarısızlığa uğrayarak hain planlar bozulmuştur. Türk Silahlı Kuvvetleri ile Emniyet içerisindeki milli ve yerli güçler milletini arkasına alarak bu haince yapılandarbe teşebbüsünü kontrol altına almıştır. Milletin tüm fertleri yaşlısı, genci, kadını, erkeği ölümü göze alarak yüksek bir vatanseverlik duygusu ile bu hainlere karşı mücadele etmiştir. Bundan 100 yıl önce Çanakkale’de toprağa düşen bu ruh, İstiklal Harbi ile yeniden ayağa kaldırılmıştı. İşte bu ruhu 15 Temmuz gecesi FETÖ vatan hainleri ezmeye çalışmıştır. LakinCumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan zor şartlar altında yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında milli mücadele ruhunun yeniden şahlanmasını sağlamıştır. Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca insan sokaklara dökülerek kimi havaalanlarını kurtarmaya çalıştı kimi garnizonların önünü tuttu kimi de arabalarını tankların önüne çekerek bu mankurtlaşmış zihniyete karşı canı ve malı ile mücadeleye girişmiştir. Yapılan tüm hainliklere ve kurulan bütün tuzaklara rağmenbüyük Türk milleti tek vücut olmuştur.Şehitlik ve Gazilik yolunda kararını veren Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu uzun gece de çok az liderin cesaret ve irade gösterebildiği darbe sürecinde devletinin ve milletinin başında olduğunu göstererek milletine yeniden başbuğluk etmiştir. Silahlara, Tanklara ve Helikopterlere karşı canlarını ortaya koyarak bu milletin nasıl tek yumruk olduğunu tüm dünyaya gösterdiler.

Bölünmüş, ayrışmış ve kutuplaşmış denilen bir millet işte o gece ortak bir aklın ve ruhun önceliğinde vatan savunmasını kanının son damlasına kadar yerine getirmiştir. Devlet ve Millet birleşerek düşmana karşı Atatürk’ün ‘’Hattı müdafa yoktur, sathı müdafa vardır’’ düsturunu göstermiş. Bu ruh darbenin önlenmesini sağlamış daha sonra demokrasi nöbetlerine dönüşerek ‘’Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir’’ ilkesine olan inancın en yüksek şekilde vücut bulmuş haline dönüşmüştür. Türk milleti demokrasi nöbetleri ile gece gündüz demeden ‘’Hâkimiyet Milletindir’’ diyerek bütün düşmanlarımıza ve içerideki işbirlikçilere karşı gücünü göstermiştir. İşte o gece Milletin İktidarı, FETÖ’nun iktidarını daha başlamadan bozguna uğratmıştır.

Umur Tugay YÜCEL – Siyaset Bilimci

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?